top of page

İNSANIZ SONUÇTA

-maviADA bu güz 25 yılını tamamlayp 26 yaşına girecek-






ŞENOL YAZICI


*


Bu 26. Güz...

Sizinle başardı maviADA...

Belki artık zamanıdır; EVDE YOKUZ demenin zamanı, mundar etmeden.


Biliyor musunuz, benim aldığım arınma dediğim, muhaliflerimin radikal kararlar dedikleri nedeniyle yazar yönünden en kötü günlerini yaşayan maviADA'ya tam sekiz eski yeni yazar geldi son dört aydır.

Yani yazıyorsanız, herkesin bir kimseye ihtiyacı var.


Kıyamıyoruz işte. Size mi onlara mı, koltuğun sıcaklığına mı, bilemiyorum ama kıyamıyoruz.


Kimi iyi kimi kötü, ama sizinle başardı.


Öteki ortak yanlarımızı hiç saymıyorum.


Bir paydamız kesin: Hepimiz insanız sonuçta. İyi ki...

Montaigne'nin ya da Şenol Yazıcı'nın ya da senin dediğin gibi; insan mısın, insanın her hali olacaktır sen de.


Çok kişi ilk kez maviADA’da yazıp şimdi kitaplı yazar oldu. Aranızdan kimileri vefalıydı, o gün bugündür bizimle... Kimileri ilk fırsatta insanlığını konuşturdu, başardığını görünce yolunu ayırdı, biz onun için öteki olduk. Bu da doğal , İNSAN bir yerden başlayarak kendini yaratmak zorunda.


Daha dün bizi göklere çıkarırken, şimdi ötekileştirmesi niye demeyin.

Bu da çok insani, çok doğal.


Öyle ya, kimse tay tay gittiği günlerin, yürümeyi bilmediği zamanların tanığını istemez. Sorarsan o kimseden yardım görmez, hem o, anasından en başarılı haliyle doğmuştur bilmez misiniz?

İnsan bu...

Sonuçta HEPMİZ İNSANIZ.



Hep zayıflıklar mı bize özgü? Hap zaaflar mı? Peki erdemlerin İNSAN olanı yok mu?

İyi de Spartaküs, Pir Sultan, Hallaci Mansur, Zola uzaydan mı geldi?

Ya Atatürk?


Anladım, şunu diyorsunuz; onu da yaparız ötekini de. Her türlü zayıflığın gayya kuyusu biziz, ama yeri geldiğinde her türlü erdemin alası da… Hem bebek yaparım hem kariyer der gibi...


İster Diyojen ol ister Karun, ister Nobelli Saramoga ister , mezarlıklarda şiir okuyan şair, ister keman çal, ister zurna ... İYİ Kİ İNSANIZ.


Ben de ancak sizin kadar insanım; ne fazla ne de az…

Yani kırk kez kansam iflah olmam, kırkbirinci yalanı ararım.

Her seferinde de o insani hatayı yaptım, her YAZ bu kez son dedim, güze kapatırım artık. GÜZ gelip göçmen kuşlar dönmeye başlayınca içime bir hüzün, bana bir yalnızlık aldı.


İşin kötüsü; sen nasıl adamsın, kendi geçmişini unuttun mu; şimdi ne kadar yetenekli ama garip, kimsesiz yazar bir kimse arıyor bilir misin diyen empatim kudurdu.


Bu coğrafyada çok yalnız insan bulunduğunu ve doğru işlerin, yalnız insanların işi olduğunu, o zaman biraz daha gayret edersem aynı dili konuştuğum, benzer yalnızlığı duyumsayan, bir şeyler yapmak isteyen ama yalnızlığından başlayamayan, öteki eli arayan, bana da yardımcı olacak birilerini nihayet bulacağımı düşündüm; yeniden başladım.

Ne var ki bir türlü olmadı,

ne uzadık ne kısaldık.

Birileri geldi, birileri gitti,

Sadece ben nöbet değiştiremedim.

Biliyorum gelecek defa da aynı olacak.

Değişen yok, aynı yerdeyiz.


Bizden başka bize yar yok.


KİMSE hala BİZiz, KİMSE hala SİZsiniz.


Beni kandıracak olanı buldum gene,

Görünen;

Bu GÜZ de burdayım... Ne var ki BAHARa ne olur?



Sonuç olarak ancak sizin kadar İNSANIM!

Çok güvenmeyin...


Her zaman bir KİMSEniz bulunsun.


2002' GÜZÜNDE İLK SAYISI ÇIKAN maviADA'nın atölyesi de olan, bir yıl ömrü olan KİMSESİZ  Dergisi
2002' GÜZÜNDE İLK SAYISI ÇIKAN maviADA'nın atölyesi de olan, bir yıl ömrü olan KİMSESİZ Dergisi

*Görmek istersen RESME TIKLA

 
 
 

Yorumlar


bottom of page