top of page

HUNİYE AZ KALDI

24 Mar 2023
1 dakikada okunur

Fuat ÖZGEN

*


Son zamanlarda sokağa çıktığımda insanların davranışları dikkatimi çekiyor. Kendi kendilerine ve yüksek sesle konuşuyorlar. Tanımadıklarına sorunlarını aktarıp onları ortak etmeye çalışıyorlar. Burunlarından soluyorlar. Birbirlerine ters davranıyorlar. Kavgaya hazırlar. El, kol hareketleri yapıyorlar. Mimikleri korkutucu.

Yaşamları her geçen gün zorlaşıyor. Alım güçleri her geçen gün azalıyor. Temel gereksinimlerini bile karşılayamıyorlar. Bir aldıklarını bir dahakine aynı fiyattan alamıyorlar.

Zamlara şaşırılmıyor sadece kızılıyor. Birer çalışan olan kasiyerlere bağırılıyor, isyan ediliyor.

Kiralar almış başını gitmiş. Asgari ücretin tümü bir aylık kiraya yetmiyor. Kiracı-ev sahibi anlaşmazlıkları artıyor, mahkemelik oluyorlar. Hele işsizlik. Ekmek aslanın karnında.

Ev eşyaları yenilenemediği için sık sık bozuluyorlar. Onarımlarına para yetmiyor.

Gelir dağılımındaki uçurum da aklı oynatmakta etkili. Birilerinin bir eli yağda, bir eli balda.

Ağızlarına soruyorlar, “Ne yiyeyim?”, diye. Diğerleri karnını doyuramıyor.

Banka kredi borçları ödenemiyor. Kredi kartları dolmuş. Eskiden küçük bürolarda çalışan icra daireleri koca binalara taşınmış. Koridorları dosyalarla dolu.

Basın yayını izlemek moralleri daha da bozuyor. Vatandaşın siyasetçilere, siyaset kurumuna güveni yok. “Hangisi gelirse gelsin, bizi düşünen yok. Hepsi kendini düşünüyor.” görüşü hâkim.

İnsanlar hasta. Tedavi olamıyorlar. Onları tedavi edecek, rahatlatacak doktorların durumu da farklı değil. Antidepresanlar leblebi gibi.

Soruna ekonomistler mi, yöneticiler mi, toplum bilimciler mi, yoksa ortaklaşa mı çözüm bulacaklar bilmiyorum. Ama durum acil. Hunileri takmadan çözüm bulunmalı.

İlgili Yazılar

Hepsini Gör
12 EYLÜL 1980: “BİZİM OĞLANLAR BAŞARDI!”

Zeki Sarıhan * BEN O GÜN… 12 Eylül 1980 Cuma günü evde yalnızdım. Millî Kütüphaneye gitmek üzere evimizin bulunduğu Ankara Bülbülderesi Caddesine indiğimde bütün cadde boyunca belirli aralıklarla eli

 
 
 
Gülümseyen Yüzlerin Ardındaki Sessizlik

Sultan DENLİ * Gazetecilik bana şunu öğretti: İnsan en çok sustuğu yerden anlaşılır. Yıllardır sokaktayım. Kalabalıkların içinde, miting alanlarında, adliye koridorlarında, hastane bekleme salonlarınd

 
 
 

Yorumlar


bottom of page