top of page
1/1074
  • maviADA

Ezanın Türkçe ve Arapça Okunması

1932'de Ezanın Türkçe okunma kararı uygulanmaya başlandı 18 yıl boyunca bütün yurtta Türkçe okunan Ezan 1950'de yeniden Arapça 'ya döndü.


Arapça Ezan kararı, başlangıçta tasarıya karşı çıkan CHP'nin kısa sürede fikrini değiştirmesi sonucu İnönü, Yusuf Ziya ORTAÇ... gibi birkaç milletvekili dışında ekseriyetinin, Demokrat Parti'ninse tamamının oylarıyla uygulamaya kondu.

*



Ezanın Türkçeleşmesi, Yeniden Arapça Okunması ve Basındaki Yankıları


Prof. Dr. Metin Ayışığı

/



*

Cumhuriyet Türkiyesi'nin adım adım uygulamaya koyduğu yenileşme kararlarından biri de Ezanın Arapça yerine Türkçe okunması idi.


Bir ülke ki camiinde Türkçe ezan okunur

Köylü anlar manasını namazdaki duanın...

Bir ülke ki mektebinde Türkçe Kur an okunur,

Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüda'nın.

Ey Türkoğlu, işte senin orasıdır vatanın!


Aslında Gökalp sadece Türkçe ezanı değil ibadetinde Türkçeleşmesini istiyordu. Yani Türkçe Kur an fikrini ortaya atıyordu.


1924'te kurulan ve dinin devlet kontrolüne alınmasını amaçlayan Diyanet İşleri Başkanlığı, ezan ve salâtın Türkçeleştirilmesi ve hutbelerin Türkçe okunmasını ele aldı1.


Ezanın Türkçeleştirilmesi konusunda görüş birliğine varıldıysa da, Türkçe ezan önerisinin halk nezdinde yol açacağı tepkiyi hesaplamak için önce bir deneme yapıldı.


1926 yılında İstanbul Erenköy Camii'nde bir müezzin Türkçe ezan okudu. Olay, tepkilere yol açtı. Deneme, “Henüz zamanı değil” kanaatiyle sonuçlandı. Müezzin, Diyanet İşlerine şikâyet edildi ve bir süre için görevinden alındı.


1930’ların başında ezanın, tekbirin ve salánın Türkçeleşmesi, Kur’an’ın Türkçe okunması ve namazın da Türkçe dualarla kılınması kararlaştırılmış ve Türkiye’nin önde gelen bazı hafızlarına ezanın ve duaların Türkçeleştirilmesi vazifesi verilmişti.


21 Kasım 1932 günü Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından seçilmiş hafızlar heyetine Türkçe ezanın birer kopyası verildi. Bu hafızlar 23 Kasım 1932 günü tekrar toplanarak ezan ve kametin makamlarını seçmişler ve bir hafta sonra da camileri dolaşarak çoğaltmış oldukları listeleri müezzinlere dağıtmışlardı. Bu dokuz seçme hafız din inkılâbı için yapılacak değişikliklerde ve özellikle ibadetin Türkçeleştirilmesi konusunda 1931 yılı Ramazan ayının ortasından itibaren Dolmabahçe Sarayı'nda çalışmaya başladılar. Hafız Saadettin Bey (Kaynak) yürütülen bu çalışmaların organizatörüydü


Atatürk 12 Ocak 1932 günü İstanbul a gelir.

Aydın milletvekili Dr. Reşit Galip ve Gaziantep milletvekili Kılıç Ali ye güzel sesli bir hafızın Yerebatan Camiinde Türkçe Kur an okuması için talimat verir. Hatta kendilerin de Camide bizzat hazır olmalarını ister. Böylece Kur an ın Türkçe tercümesi ilk kez ve makamla 22 Ocak 1932 tarihinde İstanbul da Yerebatan Camii nde Hafız Yaşar (Okur) tarafından okunmuş olur. Ertesi günü Atatürk ün huzuruna çıkan Hafız Yaşar Bey, Yerebatan Camiinin küçük olduğunu söyleyince, aynı hutbenin 29 Ocak günü Sultanahmet Camiinde tekrarlanması kararlaştırılır. Bundan 8 gün sonra, 30 Ocak 1932 tarihinde ise ilk Türkçe ezan, Hafız Rifat Bey tarafından Fatih Camiinde okundu 3. Sonra bu Türkçe ezan 78 devirli plağa basılarak tüm Balıkesir Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü Öğretim Üyesi İbadeti Türkçeleştirilme projesi konusunda 1928 yılında ilahiyat Fakültesince bir komisyon kurulmuş ve bir layiha hazırlanmıştı. Bu komisyonda İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Şekip Tunç, İsmail Hakkı İzmirli, Halil Halit, Şemsettin Yaltkaya, Yusuf Ziya Yörükhan, Halil Nimetullah gibi isimler yer almıştı.


İzmir de Türkçe Kur anı Kerim ilk defa 29 Ocak 1932 de Izmirin tanınmış hafızlarından Ömer Bey okudu. Bkz. Akşam 2 Şubat




22 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


1/2