Ay Dilberé!
- Şenol YAZICI
- 27 Mar
- 3 dakikada okunur
ŞENOL YAZICI
EY DİLBER şiirinin şairi Fakî-yi Tayran
"Ay Dilberé" şarkısı, duygusal melodisi ve anlamli sözleriyle KADİM BİR DEVRİN DOĞU renkleri taşıyan etkileyici bir Kürtçe melodidir. Şarkı, aşk, ayrılık, özlem, yaşlanma gibi temaları işler ve dinleyiciye derin bir duygusal deneyim sunar. Şarkının sözleri, 16. yyda yaşamış Kürt şair ve mutasavvıf Feqiyê Teyran'a ait olup dönemin KÜRTÇE özelliklerini taşır, Müziği günümüz sanatçılarından Aram Tigran tarafından yapılmıştır.
FEGİYE TEYRAN, 16. yüzyılda Van Bahçesaray'da yaşamış kuşların anlayanı, bileni, talebesi anlamına gelen FEGİYE TEYRAN mahlasını kullanan Muhammed b. Abdullah el Mıksî'dir.
Bestesiyse 2009'da hayatını kaybeden ARAM TİGRAN'a aittir.
Ay Dilbere & EY DİLBER
KÜRTÇE & TÜRKÇE SÖZLERİ
1
Li baxê min bû zivistan
Hey dîlberê dem gulîstan
Çilmisî gul bax û bistan
Wêran ezim malêm xirab
1
Bağımda kış oldu
Dilberim gülistan zamanında
Soldu gül, bağ ve bostan
Viran olmuşum, evim yıkık
2
Hey dîlberê qey menale
Feqiyê tayran êdî kale
Nexweşekî pir bê hale
2
Ey dilber, sen inleme
Feqiyê Teyran artık yaşlıdır
Çok halsiz ve cok hastadır.
3
Tu him gulî him rihanî
Tu him derdî him dermanî
Him hekîmî him loqmanî
Wêran ezim malêm xirab
3
Sen hem gülsün hem reyhansın
Sen hem dertsin hem dermansın
Hem hekimsin hem Lokmansın
Viran olmusum, evim yıkık
4
Hey dilberê da tu zanî
Kulîlik vebûn çiya u banî
Bilbil pirs kir feqî kanî
Wêran ez malêm xirab
4
Ey dilber sen biliyorsun ki
Dağda bayırda çiçek açmıs
Bülbül sormuş Feqî hani?
Viran olmuşum, evim yıkık

Feqîyê Teyran veya Fakî-yi Tayran
(d. 1561 Bahçesaray - ö.1641 Hizan ya da Bahçesaray), asıl adı asıl adı "Muhammed b. Abdullah el Mıksî" 16. ve 17. yüzyıllarda yaşamış Kürt mutasavvıf, şair ve halk edebiyatçısıdır. Van’ın Bahçesaray (Müküs) ilçesinde doğan Feqîyê Teyran, edebi kimliği ve tasavvufi düşünceleriyle Kürt edebiyatında önemli bir yer edinmiştir. Eserlerinde doğa, tasavvuf ve halk hikâyeleri ön planda olup, özellikle "Feqîyê Teyran" (Kuşların Fakihi) mahlasıyla tanınmıştır. İlk eğitimini ailesinden ve bölgedeki medreselerden alan şair, daha sonra Cizre, Hizan ve Hakkâri gibi dönemin önemli ilim merkezlerinde öğrenimini sürdürmüştür. Gezgin bir âlim olarak birçok yeri dolaşmış ve halk arasında "Feqîyê Gerok" (Gezgin Fakih) olarak da anılmıştır. Şiirlerinde mistik öğretilere yer veren Feqîyê Teyran, alegorik anlatımları ve kuşlarla ilgili sembolik hikâyeleriyle dikkat çekmiştir. Vefat yeri konusunda farklı görüşler bulunmakla birlikte, Van’ın Bahçesaray ilçesi veya Bitlis’in Hizan ilçesinde hayatını kaybettiği düşünülmektedir. Mezarının nerede olduğu konusunda kesin bir bilgi olmamakla beraber, halk arasında türbesinin Bahçesaray’da bulunduğu kabul edilmektedir. Feqîyê Teyran, tasavvufi ve edebi mirasıyla Kürt edebiyatında derin izler bırakmış ve şiirleri günümüze kadar ulaşarak halk arasında yaşamaya devam etmiştir.
Bu şiiri besteleyen günümüz sanatçılarından Aram Tigran'dır.
ARAM TİGRAN KİMDİR?
Aram Tigran,
doğum adı Aram Melikyan, (1934 – 8 Ağustos 2009)
Ağırlıklı olarak Kürtçe şarkı söyleyen çağdaş Suriye-Ermeni bir şarkıcıydı. Kamışlı'daki Asurlular arasında Aram Dikran olarak biliniyordu.
Ortadoğu coğrafyasının en önemli müzisyenlerinden biri olan Aram Tigran, Suriye'nin Kamışlı kentinde 1934'te dünyaya geldi. O'na sanatı sevdiren ve halkla bütünleştiren bir miras bırakan kişi, güzel kaval çalan babası oldu. Önceleri ut dersleri alan Tîgran, daha sonra düğünlerde ve çeşitli etkinliklerde sahne aldı.
Arapça, Ermenice, Kürtçe ve Türkçe müzik yapan sanatçı, 1966'dan sonra Ermenistan'ın başkenti Erivan'a giderek, Erivan Radyosu'nda 18 yıl çalıştı. Bu dönemde müzikal yaşamını daha da olgunlaştıran Tîgran, daha sonra çalışmalarına 1995'ten itibaren Avrupa'da devam etti. Yunanistan'ın başkenti Atina'ya yerleşti.
Çağdaş Kürt şarkıcıları ve müzisyenleri arasında en iyiler arasında kabul edilir. 230 şarkı Kürtçe, 150 Arapça, 10 Süryanice ve 8 Yunanca şarkı kaydetti, bunlardan biri de 500 yıl önce sözleri yazılan Ay Dibere'dir. 2009 yılında, Osmanlı İmparatorluğu'nda (günümüz Türkiye) ebeveynlerinin büyüdüğü köyleri ziyaret etme fırsatı buldu, Diyarbakır'da ve Batman'daki Newroz kutlamalarında konser verdi.
Nevruz kutlamalarına katıldıktan sonra rahatsızlanan ve bir süre Diyarbakır'da yaşayan Aram Tigran, durumunun ağırlaşması üzerine Yunanistan'ın başkenti Atina'da Van Gelismos Hastanesi'ne kaldırılmış ve burada 8 Ağustos 2009'da vefat etmişti.

EVLİYA ÇELEBİ'de KÜRTLER ve KÜRTÇE:
Osmanlı Döneminde Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde Kürtlerin doğuşu ile ilgili de bir efsane vardır. Evliya Çelebi bu efsaneyi Ermeni bir tarihçi olan Migdisî'den öğrendiğini belirtiyor:
"Tarihçi Migdisî'ye göre, Nuh Tufanı'ndan sonra inşa edilen ilk kasaba Cudi kasabasıydı, onu Sincar ve Silvan kaleleri izledi. Cudi kenti, 600 yıldan az yaşamamış ve Kürdistan'ın uzunluğunu ve genişliğini gezmiş olan Peygamber Nuh'un cemaatinden Melik Kürdim tarafından yönetiliyordu. Silvan’a geldiğinde iklimi sevdi ve oraya yerleşti, kendisinden koca bir zürriyet doğdu. İbranice'den bağımsız olarak kendi dillerini konuştular. Ne İbranice ne de Arapça, Farsça, Dari veya Pehlevi değil; hala Kürdim'in dili diyorlar. Silvan'da doğup konuşulan ve şu anda Kürdistan'da kullanılan Kürt dili, adını Peygamber Nuh topluluğundan Melik Kürdim'e borçludur
*
ARAŞTIRMA & DERLEME
*
Şenol YAZICI



















































Yorumlar