top of page

AĞRI

Ağrı, adını 5165 metre yüksekliğiyle Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’ndan alır.
Ağrı, adını 5165 metre yüksekliğiyle Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’ndan alır.

8I İL - 8I ŞİİR

*

DOĞAN SOYDAN

*

TARİHÇESİ:

Ağrı, doğusunda İran, güneyinde Van, kuzeyinde Kars, kuzeybatısında Erzurum, güneybatısında Muş illeriyle çevrili sınır kentimizdir. Adını, 5165 metre yüksekliğiyle Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’ndan alır. Bölgede Asur, Hitit, Huriler, Urartular başta olmak üzere birçok uygarlık yaşamış, Orta Asya'dan gelen kavimlerin Anadolu ya girişlerinde göç bölgesi ve geçiş yolu olmuştur. Ağrı, tarih boyunca birçok saldırıya maruz kalmış, savaşlar görmüş bir kenttir. Bu yüzden kuzeye ve kuzeydoğuya açılan yollar üzerinde saraylar, kaleler inşa edilmiştir. Doğubayazıt Kalesi, Urartu Kalesi, Avnik Kalesi, Tokluca Kalesi, Kuje Kalesi bunlardan bazılarıdır. 18. Yüzyıl sanatına dikkat çeken İshak Paşa Sarayı, kapılarının birçoğunda bulunan bitki figürlü, işlemeli taşlarıyla Selçuklu mimarisinden izler taşır.

 

Ağrı, Çaldıran savaşı sonrası Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı döneminde “Şorbulak” olarak anılan ilin adı, Ermeniler zamanında “Karakilise,” Kazım Karabekir Paşa zamanında da “Karaköse” olarak adlandırılmıştır. Nuh’un Tufanı ile ilgisinden dolayı Tevrat’ta adı geçen Ararat Dağı’ndan dolayı bu bölgeye batılılar tarafından “Ararat” denilmiştir. 1834 yılında bucak, 1869 yılında ilçe olan Ağrı 1927 yılında il merkezi olmuştur. 5165 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’ndan dolayı da Ağrı adını almıştır. Pagan Ermenileri, tıpkı Sümerler gibi Ağrı Dağı'nın, Güneşin gece boyunca inzivaya çekildiği yer olduğuna inanırlardı bunun için Ağrı Dağı'nı ziyaret etmez, tepesine tırmanmazlardı.


AĞRI’DA SOSYAL YAŞAM


Köklü tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Ağrı, tarihi ve doğa güzellikleriyle dikkat çeken bir ilimizdir.  Aynı zamanda bölgenin en soğuk kenti sayılabilir.  Bölgedeki çalışma koşulları, şehrin yer yer coğrafi özellikleri ve iklim koşullarına göre değişebiliyor. Ekonomik yapısı sebebiyle tarım, hayvancılık ve hizmet sektörüne dayanan bir çalışma hayatı görülür. Halkının büyük çoğunluğu hayvancılıkla uğraşır. Küçük ilçelerinde memur kesim yoğunluktadır; bu da yöre halkı için önemli bir geçim kaynağıdır. Ülkemizin en çok göç veren yörelerinden biridir. İnsanları göçe zorlayan nedenlerin başında geçim sıkıntısı ve daha insanca bir yaşam sürme arzusu gelmektedir.

 

5165 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı, dağcılar ve doğaseverler için popüler rotalar arasında yer alır. Ayrıca, Nuh’un gemisinin burada bulunduğu inancıyla turizm açısından da Ağrı Dağı en çok gezilen yerlerden biridir.

Ağrı Dağı’nın eteklerinde bulunan Buz Mağaralar doğal buz oluşumlarıyla görülmeye değer bir yerdir. İshakpaşa Sarayı görülmesi gereken yerler arasındadır. Doğubayazıt Kalesi, tarihi kalıntılar ve manzarasıyla bölgenin tarihine ışık tutar. 1982 yılında bölgeye düşen gök taşı sonucu oluşmuş Meteor çukuru da doğal bir ziyaret alanıdır.  Balıklı Göl ise Doğal güzellikleriyle yaz aylarında ziyaretçilerin ilgisini çeken önemli bir yerdir.

Diyadin Kaplıcaları, termal sularıyla ünlü ve sağlık turizmi açısından oldukça önemli bir yere sahiptir.  Kaplıca bölgesi, birbirinden kopuk olarak bulunan Yılanlı, Davut, Tunca ve Köprü kaplıcaları olmak üzere geniş bir alana yayılmıştır. Termal suları önemli şifa özelliği taşımaktadır, özellikle cilt hastalığı, romatizma, nefrit nöroloji, kadın hastalıkları, kemik ve kireçlenme hastalıkları, siyatik ve metabolizma bozukluğu gibi hastalıkların tedavisinde yararlanılıyor. Bölgenin önemli akarsularından olan Murat Nehri de bu kaplıca bölgesinden geçmektedir.

***

AĞRI

 

Başında bulutlar dönüp dolaşır

Akçıl saçlarını tarıyor gibi

Ağrı Dağı dumanlanır, puslanır

Nuh’un Gemisi’ni arıyor gibi.

 

Yücesinde her gün mevsim değişir

Engininde koyun, kuzu emişir

Murat Suyu Fırat ile sevişir

Koluna sevgili alıyor gibi.

 

Dereleri çağıldıyor yatakta

Yeşil otlar ırgalanır etekte

Bin bir çiçek bal olurken petekte

Arılar çiçeği yalıyor gibi.

 

Oba oba yaylalara çıkılır

Yücesinden enginlere bakılır

Güzeller zülfüne güller takınır

Gözleri maziye dalıyor gibi.


8I İL - 8I ŞİİR / Doğan Soydan

Yorumlar


bottom of page