Benden Selam Söyle Anadolu'ya


Okumayı öğrendiğim demlerden beri okumaya ve kitaplara büyük bir ilgi duydum, elime geçen her kitabı okumaya çalıştım. Tabii zaman ilerledikçe kitap seçimlerimde de farklılıklar oluştu. Bir zamanlar yani gençlik yıllarımda büyük heyecanla okuduğum aşk, macera kitaplarının yerini zamanla sosyal içerikli, tarihi kitaplar aldı ve o tür kitapları büyük bir keyifle okur oldum.


Özellikle son yıllarda Mübadil bir ailenin çocuğu olduğum için bu konuyla ilgili yazılmış kitaplara büyük ilgi duyuyor ve elime geçtikçe okuyorum. İşte onlardan birini, uzun zamandır okumak isteyip de okuyamadığım “Benden Selam Söyle Anadolu'ya" isimli kitabı bitirdim ve şimdiye kadar okumadığım için hem kızdım kendime hem de utandım...


Kitabın yazarı Dido Sotiriyu; 1909 yılında Aydın'da doğmuş. Sol görüşlü ve militan kişilikli Sotiriu, özellikle ülkesinde kadın hakları mücadelesinde ön saflarda yer almış bir kadın yazar. Çocukluk yılları Aydın'da geçer Dido’nun. 1922 yılında 13 yaşındayken Yunanistan'a amcasının yanına göç etmek zorunda kalır, ailesi ise daha sonra göçer Yunanistan’a...


Göçmek zorunda kalmanın verdiği acılar ve ailesinin kısıtlamaları yüzünden zorlu bir hayat geçiren yazar, ailesinin karşı çıkmasına karşın öğretim üyesi olur. Alman işgali sırasında, 1940-45 yılları arasında yeraltı basınında önemli görevler alır. 1986'da Livaneli ve Teodorakis'in girişimiyle kurulan Türk-Yunan Dostluk Derneği kurucuları arasında yer alır. Aydın'daki çocukluk günlerini anlatan Matomena Homata (Kanlı Topraklar) Türkiye’de basılan adıyla Benden Selam Söyle Anadolu'ya (çeviren Atilla Tokatlı) kitabıyla 1982 yılında Abdi İpekçi Türk-Yunan Dostluk Ödülü'nü kazanır.


1.Dünya savaşı öncesi Anadolu'da yaşayan Rum ve Türklerin kardeşliğini, Ege'nin Yunan işgaliyle yaşadığı kanlı savaş ortamını ve savaş sonrasında iki ülke arasında yaşanan mübadeleyi anlatan kitap, 1970'li ve 1980'li yıllarda Türkiye'de en çok okunan romanlardandır. Yazar - Yönetmen Haluk IŞIK kitabı oyunlaştırmış ve oyun 2014'te Türkiye ve Dünya Prömiyerini yapmıştır.


"Ve sen Kör Mehmet'in damadı! Hele sen! Niye öyle tiksinerek bakıyorsun yüzüme? Öldürdüm evet seni, ne olmuş! Ve işte ağlıyorum. Sen de öldürdün! Kardeşler, hemşeriler, dostlar! Koskoca bir kuşak, durup dururken katletti kendini! Anayurduma selam söyle benden Kör Mehmet'in damadı! Benden selam söyle Anadolu'ya! Toprağını kanla suladık diye bize garezlenmesin! Ve kardeşi kardeşe kırdıran cellatların Allah bin belasını versin!"


Bunlar kitabın son satırları... Kimi yerinde ağlayarak, kimi yerinde, öfkelenerek ve insanlığımdan utanarak okudum kitabı. Tarihin nasıl kanla yazıldığına bir kez daha şahit oldum, bugün de şahit olduğumuz gibi... Ve savaşlara lanet ettim bir kez daha insanlığımdan utanarak...


Aynı topraklarda kardeşçesine yaşayan insanların, emperyalist güçlerce nasıl birbirlerine düşman edilip kırdırıldığını, nasıl yok olduklarını okudum... Eğer sizler de benim gibi hâlâ okumadıysanız bu kitabı, mutlaka okuyun derim...


mavi

ADA

2002

Hayat ve Sanat

Emek veren herkesin ADAsı

<?php include_once("analyticstracking.php") ?>

© 2018 maviADA