top of page

Ara


Bir Orman Oluşuyor Volkan’ın Mezarının Başında!
Turhan EYÜBOĞLU * Bir orman gibi geçirdi yaşadığı zamanı! Hep canlı, hep üretken, hep yaşama ümidi olan... Bir doğanın yaşamı gibi geçirdi yaşadığı zamanı, kalabalık ve omuz omuza... O kalabalık ormanla eğlendi, onunla üzüldü, onunla dertlendi. Onunla yaşama kilitlendi. Rüzgar olup ormanın içinde yıllarca gezdi. Bir nehir oldu üstünde milyonlarca insanı her diyarda gezdirdi. Güneş oldu, insanların içini ısıttı. Her eve misafir oldu, güzel vakit geçirtti. Ufuk açtı, ufuk içind
Turhan EYÜBOĞLU
21 Ağu2 dakikada okunur


Leydi Mary Wortley Montagu
Geleneksel Türk giysileri içindeki Mary Wortley Montagu'yu oğlu Edward Wortley Montagu ve hizmetlileriyle birlikte gösteren, resmin arka planında da görülen İstanbul'da 1717 dolaylarında Jean-Baptiste van Mour tarafından yapılmış yağlı boya tablo. Leydi Mary Wortley Montagu (26 Mayıs 1689, Londra - 21 Ağustos 1762, Londra), İngiliz yazardır. Osmanlı döneminde İngiltere tarafından İstanbul'a elçi olarak atanan Edward Wortley Montagu'nun eşiydi. Yaşamı Leydi Mary 1689 yılında L

maviADA
21 Ağu2 dakikada okunur


Ömer Faruk Toprak
BEN AFFEDEMEM * Kolay değil aşkı ve yaşamayı terketmek Her akşam böyle mahsun değilim Bir defa ayağa kalkıp konuşmaya başlarsam... Kolay kolay susmaz bu yürek Kollarını aç göğsünü aç ben geliyorum Yaşamasını isterim her çocuğumuzun Ağrıya gözyaşına pişmanlığa rağmen Sana tekrar anlatmalıyım gelecek günleri Yaşamak ve özgürlük inkar edilmeyecek Görmeyeceksin artık korkulu rüyalar Bir akşam üstü karşı karşıya oturup Her sayfasında kan ve gözyaşı olan İkinci dünya savaşının kita

maviADA
20 Ağu1 dakikada okunur


GİTME KAL
ARİF DAMAR * Nice nice acıları aklına getir Bunca yoksulluğu aklına getir Gözyaşlarını aklına getir “GİTME KAL” var yok dinlemez bir çocuk isteğidir Gitme aklına getir Kıraç mı kıraç toprakların üstüne Güneşler açar yağmur kesilince Çırılçıplak kayada yetişir incir ağacı Dağların kuytusunda bir uslu çiçek Dağıtır mevsimi kendi kendine Gitme beraberlik içinde Nasıl sevinirdik aklına getir Her şeyi her şeyi aklına getir Gece yarılarını aklına getir Söylediklerini aklına getir S
Arif DAMAR
20 Ağu1 dakikada okunur


ARİF DAMAR
HİSSEN YOK BU AKŞAMDA * Hissen yok bu akşamda senin sen öğleden beri bu renk renk bu çeşit çeşit söylenen şarkının artık haricindesin. Tankın gölgesi uzandı üstüne kadar, nerdeyse, habersiz gün batacak. Tamamen çekmiş göğsünden akan kanı büyük ve mütehammil toprak. Her şeyin ne kadar şikâyetsiz saatin hâlâ işliyor bileğinde, onu akşamdan akşama kurardın, tabii biraz sonra duracak. Bugün günlerden cumartesi, dün yazdığın mektup, ancak, dört gün sonra eline değecek karının. Sen

maviADA
20 Ağu3 dakikada okunur


YAŞAMAK, MARTI KANADINDA RÜZGÂR TAŞIMAKTIR
ZEKİ BAŞTÜRK * “Yaşamak, martı kanadında rüzgâr taşımaktır.” Ne güzel bir söz… Bir yanda özgürlüğe doğru açılan bir kanat, diğer yanda o kanadı taşıyan görünmez bir rüzgâr… Martı, rüzgâra karşı uçmaz yalnızca; rüzgârı kullanarak yükselir. Belki de yaşam dediğimiz şey tam olarak budur. Önümüze çıkan güçlükleri yok saymak değil, onların içinden geçerek yolumuzu bulabilmektir. Yaşam , her zaman sakin bir deniz değildir. Bazen dalgalar yükselir, bazen gökyüzü kararır, bazen de in
Zeki Baştürk
19 Ağu2 dakikada okunur


Nathalie Sarraute
Nathalie Sarraute (Fransızca telaffuz: [natali saʁot]; 18 Temmuz 1900 - 19 Ekim 1999), Fransız avukat, roman ve deneme yazarı. 1956 tarihli Kuşku Çağı ile nouveau roman akımının öncülerinden biri haline gelmiştir. Yaşamı Natalya İlyiçna Çerniyak, 18 Temmuz 1900 tarihinde Moskova'ya 300 kilometre uzaklıktaki İvanovo-Voznesensk'te dünyaya geldi. Yazar Pauline (Chatounovsky) ile kimyager İlya Çerniyak'ın kızıydı. Rus toplumuna asimile olmuş varlıklı ve kültürlü bir Yahudi ailesi

maviADA
19 Ağu3 dakikada okunur
mesele
ENGİN SEVİNÇ * “hiç kimse bir alışkanlığa veda etmek cesaretini gösteremez.” honore de balzac MESELE Küçük, zenci bir kadından neyin eksik olabilir ki? Bir zencinin, beyaz dişlerini göstererek dudaklarını ağzıyla öptüğü oldu mu hiç? Ağız öpmez, dudaklar birbirine dokunur dediğini duyar gibiyim. Ama yanılıyorsun. Yanıldığın nokta şu: bir kadın erkeğini asla nasıl öptüğünü bilemez. Sorsan, üst dudağını kavrayıp alt dudağını
engincix
18 Ağu7 dakikada okunur


KANATSIZ ANILAR
ASIM ÖZTÜRK * -Eski Datça- Orhan’ın Kahvesi- Erken sularıydı yazın Uçarı bulutlar çekip gitmiş dağlara Mavi kanatlı göklerde süzülürken, Yıllar sonra yine oturduk Orhan’ın Kahvesi’ne Taşlar mı uzun yaşıyor Taş duvarlardan sarkan begonviller mi? Sormadım kimseye, Dağılmış kanatlarıyla anılar Sular gibi akıp gitti taşların arasından, Eski Datça’da yaşlı bir dut ağacı Eğip gölgelerini yolları büyütüyordu kollarında, Gidenlerin ard
Asım ÖZTÜRK
17 Ağu1 dakikada okunur

bottom of page


