top of page

Ara


Leyla ERBİL'e Mektuplar LEYLİM LEYLİM
Nurten B. AKSOY * Ahmet Arif'ten Leyla Erbil'e Mektuplar * "Canım Benim, bilir misin, CANIM dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep” "Mektup, mektubu yazan ve gönderen ile mektubu alan ve okuyan arasındaki gizlidir. Bu iki kişi arasındaki giz silinemeyecek/ değiştirilemeyecek bir biçimde kağıda aktarılmış, söz uçmayıp çakılı kalmıştır. Tam da bu yönüyle "kaleme alındığı anın gerçekliği" zaman tarafından aşındırılmadan, tüm tazeliği içinde korunmaya alınmış

Nurten B. AKSOY
13 Oca2 dakikada okunur


Sabahattin Eyüboğlu
Mehmet Sabahattin Eyüboğlu * (1909, Akçaabat, Trabzon – 13 Ocak 1973, İstanbul), Türk yazar, çevirmen ve akademisyendir. Yaşamı 1909 yılında Akçaabat'ta doğmuştur. İlköğrenimini Kütahya'da, ortaöğrenimini Trabzon'da tamamlamış, yüksek öğrenimini Atatürk'ün talimatıyla Avrupa'ya eğitime gönderilecek gençler arasında sınava girerek, Dijon, Lyon ve Paris üniversitelerinde, filoloji, edebiyat ve estetik alanlarında yapmıştır. İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümü
Şenol YAZICI
13 Oca3 dakikada okunur


TESADÜFEN
Niyazi UYAR * 1- Doğum tarihi muallaktır ya, Belki de doğduğu yerde öyledir. Nerde doğmuş olabilir? Tarlada, belki de evin bir odasında, Kim bilir? Öyle, öyle işte! Olup gitmiş, Tesadüfen doğmuş, Tesadüfen ölmemiş, Tesadüfen yaşamış, Ve de tesadüfen okumuş! 2- Şehirde, Kaç gün, kaç ay kaç yıl geçmiş, Anasız babasız? İşte öyle, tesadüfen olup gitmiş her şey! Yok yok yok… Ne tesadüfü? Yalnızlığın bedeli bu, Fukaralığın bedeli bu, Tesadüf bu, tesadüf! Ne tesadüfü? Emek var e

Niyazi UYAR
13 Oca2 dakikada okunur


Onat Kutlar’ın Üç Fidan İçin Yazdığı Şiir
I. Ateş sardı kör yılanın gözünü İspinoz kuşu da ötmez oldu Kurudu evinizin önündeki asma Ananızın kurduğu salçalar Soğuyor kızgın güneşte ve örtüyor Gözyaşlarının dinmeyen buzları Sayısız köylerini yoksul doğunun Yüzünüzün denizinde yapraklanan kan Şimdi ölü suların dibine çöküyor Kinin külrengi örümcekleri Seriyor suların ve şehirlerin Üstüne unutuşun kefenini Artık cellatlar sizi hatırlamıyor Yalnız sessizliğin çınladığı Avlunuzun taşlarından bir ses Soruyor belirsiz zaman

maviADA
12 Oca3 dakikada okunur


ZAP SUYU DELİ AKAR
Doğan SOYDAN * ANI * Tam da kışın ortasında ayakkabımın dikişleri söküldü, altı delindi. Ayaklarım kar, yağmur, çamur içinde; bir gün başım ağrıyor bir gün dişim… Bir çift ayakkabı alabilmem için önce Kaymakamlığa sonra Sümerbank’a gitmem gerekiyormuş. Çay, şeker, un, ayakkabı gibi gereksinimler Sümerbank’ta satılırmış. Çukurca Kaymakamı kaçakçılığı önlemek için böyle bir düzen koymuş; bir çift ayakkabı alabilmek için önce Kaymakamlıktan bir “ihtiyaç kartı” alacaksın sonra S
Doğan Soydan
12 Oca3 dakikada okunur


Bir Yazarın Anatomisi
Selim İleri Diye Biri... * ŞENOL YAZICI * İnsan koşullarının ürünüdür. Derler ya coğrafyan kaderindir. Onu anlamadan insanı anlamaya çalışmak boşuna heves... İster Atatürk'ü, ister bir adamını, ister bir ayakkabı boyacısını ya da kadını erkeğiyle İNSANI anlamak iste; coğrafyasından, çocukluğundan, koşullarından azade tutamazsın, dahası o günlerde yaşadığı koşullarından bile... Yazarlar da öyle... Belki salt bu yüzden sıradan bir insan, birden bir gizem ve bir muamma yumağına
Şenol YAZICI
12 Oca8 dakikada okunur


Onat Kutlar Anısına
Nurten Bengi AKSOY * Biliyorum yağmur yağmaz yukarı doğru yeniden, Acımaz olur, silinir gider izi bıçağın. Ama hiçbir rüzgar dolduramaz boş kalan yerini, Bir yaşamdan ötekine Birlikte uçan turnaların yerini Gökyüzünde… Terörün her gün onlarca can aldığı bir dünyada, yirmi dokuz yıl önce teröre kurban giden; yaptığı her şeyi güzel yapan şair, yazar, düşünce adamı, sinemacı Onat Kutlar‘ın anısına… Onat Kutlar, 25 Ocak 1936’da Alanya’da doğdu. Çocukluğu Malatya ve İzmir’de geçt

Nurten B. AKSOY
11 Oca2 dakikada okunur


Kar Aydınlığında
Necati CUMALI * Uyandım kar aydınlığında O küçük kasaba uykuda Uykusuz bir sıra kavak Hem gider hem dinlerim Düş önüme yol göster derem benim Kar mıhı atımın nallarında Cebimde bir şişe konyak Evlerinin avlusunda ayna nar Sedirinde acı biber rengi bir kilim Odan ıslak tahta kokar biraz da toprak Gözlerim sana değer ısınır Uzattım mı mangalına ellerimi Her yanım tane tane mısır Sanırdım patladı patlayacak Sen sıcaktın yataklar sıcak Pencerende aydınlık kar Ateşim kömürüm esmer
Necati CUMALI
11 Oca1 dakikada okunur


HAYDUDUN YENİ MARİFETİNE KARŞI HALKLARIN DAYANIŞMASI
Zeki Sarıhan * Boşuna bağırmıyorduk: “Hoşt Amerika, Puşt Amerika!” diye. Sununda Türkiye’nin Amerikancıları da gördü, onun nasıl bir haydut olduğunu. Egemen bir devletin başkanını tutup kaçırmak için o ülkeye gece baskını düzenler. O ülkeyi bundan sonra kendilerinin yöneteceğini ilan eder. İlk ve Orta Çağ’da zalim istilacılarının teslim olmayı reddeden yönetici ve kumandanları çıplak bir eşeğe bindirip hakaretler içinde şehirde dolaştırmalarında olduğu gibi yatağından eşiyle
Zeki SARIHAN
11 Oca2 dakikada okunur

Hayat ve Sanat
DERGİSİ
Emek veren herkesin ADAsı
bottom of page







