top of page

BİR MAVİ SERENCAM

NURTEN B. AKSOY

*

2026 yılı da daha öncekiler gibi ekonomik, sosyal ve siyasal sıkıntılarla başlamış, gelecekle ilgili çok da umudumuz kalmamıştı. Ama baharın gelişiyle doğa nasıl canlanıp filizlerini veriyorsa maviADAlılar da deyim yerindeyse damarlarına yürüyen can suyuyla canlanıp meyveye durdu.


BAHAR maviADA'ya bereketli geldi.

Benim ilk kitabım Kapıldım Gidiyorum, bir süre aramızda olamayacak Niyazi Uyar'ın bir ve ŞENOL YAZICI'nın da dört yeni kitabı; Bir Mavi Serencam, Uçun Kuşlar Uçun, Yazar ve Ütopya ile Mavi Yazılar Atlası edebiyat dünyasına merhaba dedi.


Satın aldığım kitaplar geldiğinde ilk okuduğum kitap on iki yıldır içinde olduğum maviADA'nın, bir anlamda yaşam öyküsü olan BİR MAVİ SERENCAM. İlk kitap olarak onu seçişimin altında biraz da benim de anılarım olduğunu hissetmem var. Kitap daha elinize aldığınızda mavi kapağıyla göz dolduruyor. Gufo yayınlarından çıkan ve 240 sayfa olan kitabın satış sitelerinde tanıtımı ise şöyle yapılmış;


"Bir Mavi Serencam bireysel deneyimden yola çıkarak Türkiye’de edebiyat ve dergicilik dünyasının yapısal sorunlarını tartışan, samimi bir metin ve edebiyat sosyolojisi için değerli bir tanıklık sunuyor.
Bir yazarın kendi yolculuğunu anlatırken Türkiye’de dergiciliğin ve edebiyat çevrelerinin perde arkasını da aralıyor. Şenol Yazıcı, 'kral çıplak' demekten çekinmiyor, dergiciliğin kutsal bir iş değil; emek, sabır ve biraz da esnaflıkla yürüyen bir uğraş olduğunu hatırlatıyor."

2002 yılında kimse-SİZ ile başlayan serencam maviADA ile yirmi beş yıldır serüvenine devam ediyor. Bu süreçte pek çok yazara âdeta bir okul olan derginin misyonu hâlâ devam ediyor. Şenol Yazıcı kitabında dergiciliğin zor yanlarını anlatırken, bu serencamdaki yol arkadaşlarını hiç unutmamış ve bir vefa örneği olarak hemen hepsini anmış ve onlara kitabında yer vermiş.


Kitabı büyük bir zevkle okudum, şimdi sırada diğerleri var.

Yorumlar


bottom of page