BELGELİKTEN “KAYIP ŞAİRLER”


Eskilerin deyişiyle “Hâfıza-i beşer nisyan ile malûldür” sözünü doğrulayan en iyi örneklerinden biri edebiyat dünyasıdır dersek yalan olmaz. Öldükten sonra unutulanlar bir yana daha ölmeden unutulan şair ya da yazarlar çoktur edebiyat dünyasında. Unutuşun ya da unutuluşun nedenleri haklı/haksız ya da ne olursa olsun aslında burada bir vefasızlıktan söz edilebilir. Ancak bu unutulmuş şair ya da yazarların zamanla gündeme geldiği de olur. Vefa duygusuyla pek çok şair ya da yazarı gündeme getiren edebiyatçılarımız arasında Behçet Necatigil ve Selim İleri hemen aklıma gelenlerden.


Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları da unutulanları, daha doğrusu kaybolup gitmiş olanları hatırlatmak amacıyla bir girişim yaparak yeni bir kitap dizisinin ilk kitaplarını yayımladı. “Kayıp Şairler” başlığını taşıyan dizinin sorumlusu Rûken Kızıler genç bir editör olmasına karşılık edebiyat bilgisi ve edebiyat ortamlarına yakınlığı nedeniyle nasıl bir yol izlemesi gerektiğinin bilincinde olan bir editör. Dizinin danışmanı şair ve edebiyat araştırmacısı Ahmet Oktay ise yılların birikimine sahip bir edebiyat adamı. “Şiir Arkeoloğu” diye tanıtılan Hüseyin Hüsün ise, adı üstünde, “kayıp şairler”i bulup çıkartarak diziye katkıda bulunuyor. Kitapların sunumu ise, eski deyimiyle “ismiyle müsemma”; “Kayıp Şairler” özlemsel (nostaljik) ve güzel bir tasarımla kitaplaştırılmış. Kitapların dış ve iç görünüşü sahafta bulunup alınmış bir kitabı çağrıştırıyor. Her kitabın ilk baskısının kapağı yeni baskının kapak arkasında yer alıyor. Tasarım konusunda görsel yönetmen Birol Bayram’ın adını anmak gerekir sanıyorum.


Kızıler’le yaptığımız söyleşilerden anlaşıldığına göre “Kayıp Şairler” dizisi için öngörülen şairlerin sayısı şimdiden oldukça kabarık. Dileğimiz, uzun soluklu olması gereken bu dizinin okur tarafından destek görmesi ve yayınevinin kültürümüze, edebiyat dünyamıza büyük katkı sağlayacağı kesin olan bu diziyi her şeye karşın sürdürmesidir. Ayrıca böyle bir dizinin şiir ve edebiyat ortamımıza da bir hareketlilik getireceğine inanıyorum.


“Kayıp Şairler” dizisinin ilk ürünleri Halim Şefik’in Otopsi adlı kitabı. Otopsi, şairin tek kitabı ve şair kitabını 1978’de kendi olanaklarıyla yayımlamış. (Kitaplığıma bakıyorum; Halim Şefik bana kitabını “Ozan Eray Canberk’e sevgilerimle..” diye 30 Haziran 1978’de imzalamış.) Halim Şefik’i 1960’lı yıllarda Şükran Kurdakul’un Bâbıâli’deki Ataç Yayınevi’nde tanıdım. Yayınevlerinden kitap alıp askılı koca çantasına dolduruyor gezgin kitap satıcılığı yapıyordu. Bir bakıma kitabı okurun ayağına götürmek gibi ilginç ve pek rastlanmadık bir işti yaptığı. Doğrusu kendisi de, yaptığı iş de bana biraz garip gelmişti. İlk izlenimim aykırı ve delişmen bir kişilik sahibi olduğuydu. Zamanla şair yanını, bir dönem Orhan Veli ile arkadaşlık ettiğini öğrenince iyice şaşırmıştım. Aynı semtte oturduğumuz için sonraları kendisiyle zaman zaman karşılaşırdık. Edebiyat dünyamızın bir döneminin canlı tanığı olan Halim Şefik’le ahbaplığımızın selamlaşmaktan öteye geçmemiş olmasına şimdi hayıflanıyorum.

Halim Şefik 10 Haziran 1990’da sonsuzluğa göçtüğünde 77 yaşındaymış. Tek şiir kitabıyla edebiyatçı sözlüklerinde yer alan ender şairlerden biriydi.

(2009)

mavi

ADA

2002

Hayat ve Sanat

Emek veren herkesin ADAsı

<?php include_once("analyticstracking.php") ?>

© 2018 maviADA