top of page

Arama Sonucu

"" için 3557 öge bulundu

ETKİNLİK (1)

  • 21 Ocak 2020 | 11:00
    Yalova Belediyesi Güzel Sanatlar Merkez Rüstem Paşa Gazi Paşa Cd. No:23 77200 Yalova Merkez/Yalova Türkiye
Hepsini Görüntüle

BLOG POSTA (3418)

  • EROS İÇİN

    Yusuf AKSOY * Karanlık zamanın dehşet saçan tasmalı insan türü sabah akşam öylesine suç işliyor geçip gittiğimiz kaçtığımız hatta her yer her mekân koca bir suç mahalli sustukça dili olanın adeta dili kesiliyor dili olmayan canlar kimsesiz ve hiç sayılıyor kimsesiz ve hiç sayılana işkenceler, ölüm hak sayılıyor kötülüğün ve ölümün her türlüsü mülksüz ve masum olana geliyor öldüresiye tekmeleniyor canımız yetmiyor zehirleniyor ciğerimiz kurşunlanıyor silah bilmez bedenler ülkenin orta yerinde, herkes uyanıkken başlarını okşayacak bir masum el için koşmadık sokaklar bırakmayan canların kirli ve kanlı küreklerle başı eziliyor betonlar arasında sokakta ve meydanda utançtan ve korkudan yüzümüzü çevirdiğimiz kötülük her gün kutsanıyor miyav çığlıkları kedilerin imdada el sallayan patileri köpeklerin yasal silahlarla vurulan kuşların kanat sesleri insan kalanımıza haykırıyor adalet için sokaklara düşmeyen cellatların kanını ve terini silendir Eros için adalet tüm canlar içindir içtiğimiz suyun aldığımız nefesin kalan insan yanımızın hakkı ve onuru içindir

  • Hasan Hüseyin Korkmazgil

    Nurten B. AKSOY * "...dostum dostum güzel dostum bu ne beter çizgidir bu bu ne çıldırtan denge yaprak döker bir yanımız bir yanımız bahar bahçe..." Diyen, toplumcu-gerçekçi şiirin önde gelen temsilcilerinden, Hasan Hüseyin Korkmazgil 4 Mart 1927 tarihinde Sivas’ın Gürün ilçesinde doğar. Annesi Gülşan hanım, babası ise Nalbantoğlu Şükrü beydir. Birinci Dünya Savaşında, Kafkas Cephesi’nde, sonra da Ulusal Kurtuluş Savaşında görev alan Şükrü Bey’in İstiklal madalyası vardı ve Kurultay İlkokulu’nda hademelik yapıyordu. Ailenin yedi çocuğu içinde tek okuyan sadece Hasan Hüseyin’di. İlkokulu babasının hademelik yaptığı okulda okudu. Ortaokula gidemedi; Ziraat Bankası şubesinde getir götür işlerinde çalışmaya başladı. Çalıştığı bankanın müdürü Hasan Hüseyin’le yakından ilgilendi ve parasız yatılı okul sınavlarına girmesine önayak oldu. Hasan Hüseyin, sınavın yapıldığı Sivas’a komşularından ödünç alınan ayakkabıyla, 60 km yolu yürüyerek gitti ve sınavı kazandı; Niğde Ortaokulu ve sonra Adana Erkek Lisesi’nde okudu. Okulda Dünya Edebiyatı Klasikleri ile tanıştı. Bir yandan da şiir yazmaya başladı. Gazi Eğitim Enstitüsü’nü bitirip Türkçe öğretmeni oldu. K.Maraş’ın Gökşin ilçesine öğretmen olarak atandı. Nâzım Hikmet şiirlerini okuduğu için ihbar edilince, 1951’deki TKP davasına dahil edildi. Üç yıla mahkûm oldu. Bütün kamu hakları elinden alındı. Elbistan ve Nevşehir cezaevlerinde yattı. Cezaevinden çıktıktan sonra ekmek parası kazanmak için İstanbul’a gitti. Bu kez askere alındı; üniversite mezunu olmasına rağmen 27 ay er olarak askerlik yaptı. AKARSUYA BIRAKILAN MEKTUP Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç Ağaçlar bükmesinler n’olursun boyunlarını Neden akşam oluyorum tren kalkınca Kırlangıçlar birdenbire çekip gidince Mendiller sallanınca neden tıkanıyorum Öyle çok acımasız ki, öyle birdenbire ki Az önceki çiçekler nasıl da diken diken Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç. O sularda çimdik, bitti; köprüleri geçtik, bitti O elmanın tadı orda, o kuş çoktan öttü, bitti Artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz Günler devlet alacağı, yıllar bir kadehçik buzlu rakı Oyunlar oyuncaksı, oyuncaklar eski şarkı Kavaklara oklu yürek çizip duran o çakı Nerde şimdi, nerde şimdi, nerde o kan sarhoşluğu Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç... Askerliği bitince baba ocağına döndü. Kahvelerde karakalem portre ressamlığı yaparak, tabela boyayarak ve okuryazar olmayan ailelerin askerlik mektuplarını yazarak geçimini sağladı. Askerliği bitince baba ocağına döndü. Bu arada şiirden hiç kopmadı. İlk şiiri 1959’da Dost dergisinde çıktı. Ayrıca yazdığı iki oyun da radyoda piyes oldu. 27 Mayıs 1960 askeri darbesinden sonra, “Türkiye artık değişti” diyerek Ankara’ya yerleşti. Akis dergisinde düzeltmen/redaktör olarak çalıştı. Basın-İş Sendikası’nın genel sekreterliğini yaptı. DEMEDİM Kİ Bu kenti sevdim dedim Benim olsun demedim ki Sevdim dedimse akşam kızıllığını Gönlüm gibi akıp giden şu çayı Şu ormanı şu denizi şu dağı Benim olsun demedim ki Vuruldumsa gözlerinin gül bahçesine Yürek çizen şimşeklerse kaçamak bakışları İşte buna sevmek derler dedimse Çattımsa acıların en güzeline Yedirdimse uykuları o tatlı kuşa Benim olsun demedim ki Bu akşam kan kırmızı şarap istiyor canım Bu akşam dünyanın bütün şarkılarını Bu akşam dünyanın bütün özlemlerini Bu akşam beni yalnız bırakın Bu akşam yalnızca onu düşüneceğim Onu ve kendimi yalnızca... 1963 yılında Uşak’ta bir edebiyat öğretmeni ve Nâzım Hikmet hayranı olan Azime hanım, şiirlerini Nâzım’a çok benzettiği ve beğendiği Hasan Hüseyin’i tanımak, görmek için ani bir kararla Ankara’ya gitti; ama onu bulamadı ve mahzun Uşak’a döndü. Sonra mektuplar, mektuplar, mektuplar… Evli ve iki küçük çocuğu olan Azime hanım, tekrar Ankara’ya gitti ve bu sefer görüşebildiler. Ve anladılar ki birbirlerini çok seviyorlar. Zorlu ve uzun bir süreçte Azime hanım, ailesinin de onayını alarak eşinden boşandı ve Hasan Hüseyin’in yanına gitti. 1964 yılı Haziranı’nda evlendiler. Yirmi yıl, şairin ölümüne kadar çok mutlu oldular ve bu evlilikten “Bir Oğlum Olacak Adı Temmuz” şiirinde adı geçen Temmuz adlı oğulları dünyaya geldi. bir oğlum olacak adı temmuz uykusuz korkusuz beter mi beter ben beynimi satarak yaşıyorum o benden proleter bir oğlum olacak adı temmuz karataşın göbeğinde aşk karataşın göbeğinde barış karataş çatladı çatlayacak bende bitmeyen kavga onda yeniden başlayacak bir oğlum olacak adı temmuz öfkede benden fırtına sevgide deniz ne samanyollarının ulu kervanları susuzluğumun ne kutup şafaklarında tanrılaşması ilkelliğimin temmuz gibi sıcak ve bereketli temmuz gibi uçsuz bucaksız Bu yıllarda mizahi hikâyeleri de yayımlandı. “Kavel” adlı kitabı ile 1964 Yeditepe Şiir Armağanı’nı, “Kızılkuğu” ile TRT’nin 1970 Sanat Başarı Ödülü’nü, “Filizkıran Fırtınası” ile de 1981 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü’nü ve Nevzat Üstün Şiir Ödülü’nü aldı. 1973 yılında çıkardığı “Acıyı Bal Eyledik” şiir kitabıyla daha da ünlendi. Şiirleri Nâzım Hikmet’in yazdıklarıyla karşılaştırıldı. Şair 1983’te evinde beyin kanaması geçirdi; bir yıl bitkisel hayatta yaşadı. Eşi Azime bir gün bile kocasının başından ayrılmadı. Ancak kurtarılamadı. 26 Şubat 1984’te evinde, yaşama gözlerini yumdu. FİLİZKIRAN FIRTINASI gün doğmadan başladı filizkıran fırtınası evler yemen türküsü sokaklar seferberlik öyle bir gariplik ki öyle bir tedirginlik yaz başında güz sonrası ayvalar çiçekteydi güller daha tomurcuk açıl demişti güneş açılmıştı kıraçta kış elmaları çözül demişti güneş çözülmüştü yılanlar karanlık odalarında dallarda yuvalar tüy kokuyordu düğün çiçekleri şenlikli gün doğmadan başladı filizkıran fırtınası ne dal kaldı ne tomurcuk yerden yere çaldı otları ağaçları insan yüzlü bir korkuluk üşüdüm dünyalarca baskın yemiş bir kent gibi üşüdüm sergen etti filizleri sapsarı bir karanlık bahardan kışa düştüm

  • AMİN MAALOUF

    Amin Maalouf, 25 Şubat 1949’da Beyrut’ta dünyaya gelir. Babası Katolik bir Arap olan, gazeteci Ruchdi Maalof, annesi Odette ise Türk kökenli bir Mısırlı’ydı. Maalouf, ailenin üçü kız, dört çocuğundan ikincisi olarak dünyaya gelir. “Büyükannem İstanbul’da doğmuş. Annem Türkçe konuştuğunu söylerdi. Babam 1915 doğumluydu, yani bir Osmanlı tebaası olarak doğdu. Ben ailemde Osmanlı olmayan ilk kuşağım.” Büyük büyük amcası, Moliere’i Arapça’ya kazandıran bir çevirmendi, aile köklerinde Avustralya’da romancı olan David Maalouf ya da Brezilya’da şiirleriyle tanınan Fawzi Maalouf gibi başka edebiyatçılar da bulunur. Beyrut’ta Fransız Cizvit okullarında ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra, yine Beyrut’ta bulunan Fransız Üniversitesi’nde sosyoloji ve ekonomi eğitimi görür. Babası gibi gazeteciliğe ilgi duyar. 22 yaşındayken babasının kurucusu olduğu günlük gazete An-Nahar’da yazarlık ve yöneticilik yapmaya başlar. Bu görevi nedeniyle Hindistan, Bangladeş, Somali, Kenya, Etiyopya, Yemen ve Cezayir gibi pek çok ülkeyi dolaşma fırsatını yakalar. Yazılarında da genellikle buralardaki savaş ve çatışmaları konu alarak, çözüm yolları aramaya çalışır. Yine bu yıllarda Indira Gandi ile görüşür, Etiyopya’daki devrime tanık olur ve 1975’te Saygon’un düşmesiyle ilgili yazılar kaleme alır. Amin 1971 yılında, işitme engelli çocuklara yönelik bir enstitüde öğretmenlik yapan Andreé ile evlenir; üç oğlu da Lübnan’da dünyaya gelir. Lübnan İç Savaş’ı başlayınca, savaşmayı reddeden Maalouf, anne babasının doğduğu dağ köyüne kaçar. O günü hiç unutamadığını, evlerinin önündeki bir çatışmanın ardından sokakta 20 civarında kişinin cesedini gördüğünü anlatan Maalouf, hamile eşi ve küçük oğluyla birlikte bodrumda geceler. Yaşadığı şok, kendisinin de o gün eline silah geçse, katil olabileceği gerçeğiyle yüz yüze gelmesine neden olur. “Etnik gerginlik, herkesin katilini yaratabilir” diyen yazar, vatanını terk etmek zorunda kalır. Lübnan’dan göç etme fikrini kabullenmekte güçlük çekse de, dedesi ve amcalarının Amerika’ya, Mısır’a, Avustralya’ya, hatta Küba’ya göç etmesinde olduğu gibi, dilini ve kültürünü okuduğu okullar aracılığıyla iyi bildiği Fransa’ya doğru 1976’da yola çıkar ve o yıldan beri Paris’te yaşamını sürdürmektedir. Maalouf, adını ilk olarak bir tarih kitabıyla duyurur. Arapların Gözünden Haçlı Seferleri adlı kitabını, Fransa’ya yerleştikten 7 yıl sonra 1983 yılında yayımlandığında bu denli ilgi göreceğini tahmin etmediğini söyler. Fransızca yazılan bu eser, kısa sürede başka dillere çevrilir. Kitabın başarısı, bugüne kadar Batılıların gözünden anlatılan Haçlı Seferleri’nin, Araplar tarafından nasıl görüldüğüne ve yaşanıldığına odaklanmasıdır. Kitabın bütün içeriği, Arap tarihçilerin ve vakanüvislerin tanıklıklarından oluşur. “Hangi Müslüman, kıyamet gününde Yaratıcısına “Kudüs için çarpıştım” veya daha da iyisi “Kudüs için şehit düştüm” diyebilmeyi istemez ki? Bir müneccimin bir gün, eğer Kutsal Kente girerse bir gözünü kaybedeceğini söylediği Selahaddin ona şu cevabı vermiştir: “Orayı ele geçirmek için iki gözü mü birden kaybetmeye hazırım.” (Arapların Gözünden Haçlı Seferleri) Maalouf, kendisiyle yapılan bir görüşmede, tam olarak kendi tarzında yazdığı ilk romanının 1986 tarihli Afrikalı Leo olduğunu belirtir; çünkü ilk yapıtı olan Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri’ni yazması için kendisini yayıncı olan bir arkadaşı teşvik etmiştir. Maalouf, kendisinin yazarlık mesleğinde devam edip etmeyeceğini ve hatta ülkesine dönüp dönmeyeceğini ilk romanı olan Afrikalı Leo’nun belirleyeceğini söyleyecektir: “Şansıma, bu roman, fark edilmeme ihtimali bile varken, 86 yazından itibaren büyük bir başarı elde etti. Hatta bir müddet Fransa’da en iyi satanlar listesinin başında yer aldı. Kurtulmuştuk… Bu kitap, belki de Lübnan’dan ayrılışımdaki kadar, hayatımın en tehlikeli virajı olmuştu.” Bu yapıtıyla Fransız-Arap Dostluk Ödülü’nü alır. “Tanrı’ya beni uğursuzluktan kurtarması için dua etmiyorum. Böyle durumlarda beni umutsuzluktan koruması için dua ediyorum. İnan, Tanrı bir elini bırakırsa öteki elinden tutar.” (Afrikalı Leo) 1988 yılında yayımladığı Semerkant romanı da pek çok dile çevrilirken, 1993 yılında yayımladığı kitabı Tanios Kayası ile Goncourt Ödülü’nü kazanır. 1919 tarihinde Proust’un aldığı bu ödüle sahip olmak, Maalouf için büyük bir sevinç kaynağı olsa da; kendisinin de ifade ettiği gibi, aynı zamanda yazar olarak ağır bir yükü omuzlarına bindirir. “Ben, mahşer günün dehşetinden başka imanı secdede başka namaz tanımayanlardan değilim. Ben nasıl mı namaz kılarım? Gülü seyrederim, yıldızları sayarım, yaratılışın karşısında büyülenirim, Rabbi’min en güzel eser olan insanın onun bilgisiyle aç beyninin, aşka, aç gönlünün uyanmış ve ya tatmin edilmiş duyguları karşısında hayranlığa kapılırım.” (Semerkant) “Geçici mutluluk mu? Bütün mutluluklar öyledir; ister bir hafta sürsünler ister otuz yıl, son gün geldiğinde hep aynı gözyaşlarıyla ağlar ve ertesi gün de aynı şeyi yaşamak için cehennem azabına razı olacağını söyler insan.” (Tanios Kayası) Toplumbilimci yönüyle özellikle çeşitli Doğu ülkelerine giderek buradaki toplumsal yapıları gözlemleyen ve bu gözlemelerini yapıtlarında kurguyla harmanlayarak sunan yazarın yapıtlarında, Doğu’nun sorunlarına ve bu sorunların çözümüne yöneldiği görülür. Avrupa’da yakın doğunun sözcüsü olarak tanınan Maalouf’un, tarihsel olayları bir masal tadında anlatan ve gerçekle gerçek olmayanın harmanlandığı birbiri ardına gelen yapıtları yayımlanır. Maalouf roman, tarihsel kitap, otobiyografik yapıt, libretto ve deneme gibi farklı türlerde yazar. Maalouf, 2010 yılında, yazdığı tüm yapıtlar için Prince des Asturies (Prens Asturias) ödülüne layık görülür ve 2011 yılında Fransız Akademisi’ne girmeye hak kazanır. Önemli yapıtlarını sıralarsak: Arapların Gözünden Haçlı Seferleri Semerkant Afrikalı Leo Işık Bahçeleri Beatrice’den Sonra Birinci Yüzyıl Tanios Kayas Doğunun Limanları Ölümcül Kimlikler Yüzüncü Ad – “Baldassare’nin Yolculuğu” Yolların Başlangıcı Çivisi Çıkmış Dünya 29 Numaralı Koltuğun Hikayesi Uzaktan Aşk Adriana Mat Maalouf, yapıtlarında genel olarak, kültürel farlılıkların hoş görüldüğü, yasallaştırıldığı ve hatta tanındığı, kısacası farklı olanın bir arada uyum içerisinde yaşayabildiği bir yerin, bir dünyanın arayışındadır. Yapıtlarında, insanlar arasındaki sorunların, diğerini olduğu gibi kabul etmeyen zihniyetten kaynaklandığının altını çizer. Maalouf’un yapıtlarını yazarken takındığı tavrı, diğer bir ifadeyle yazma ve aktarma biçemini özetlersek: Saf olmayan kurgu olarak nitelendirdiği yapıtlarının büyük çoğunluğu, doğruluğu kanıtlanmış tarihi olaylardan yola çıkılarak oluşturulmuştur. Tarihi, ilk olarak, bitmek tükenmek bilmeyen karakterler, olaylar, kıssalar ve keşfedilecek çağların kaynağı olarak gören romancı, tarihten, hayal gücünden açığa çıkan öğelerle harmanladığı bir dizi anektodik ve ansiklopedik öğeyi seçer. Kendisinin de onayladığı gibi, tarih, yaratım için kaçınılmaz bir araçtır, bu herhangi bir pedagojik değer olduğu için değil de, tersine insanlığın toplumsal belleğini içinde barındırdığı içindir. Amin Maalouf, dünyadaki her şeyin insan için, insanlık için yapılması gerektiğini yapıtlarında vurgulayarak hümanist bir tutum sergiler. Irk, dil, din ve sınıf ayrımı yapmaksızın tüm insanlığın kucaklaşmasını arzulayan yazarın hümanist yönü yapıtlarında gerek satır aralarında gerekse romandaki kahramanlarının ağzından açığa çıkar. Işık Bahçeleri kitabında şu satırları yazacaktır: “Kimlerden olduğumu uzun zaman bilmedim, öğrenince önemsemedim. Biliyorsun ben ne ırk tanırım ne de sınıf.” Romanlarının hepsinin başlangıç noktasında sempati yatan bu edebiyat ustasına Bay Doğu, Modern Zamanların Bin Bir Gece Masalları Yazarı, Bay Şehrazat, Bay Hoşgörü de denir. “Bense, her yerde kendimi bir konuk gibi hissetmiştim. Çoğunlukla kucaklanarak karşılanan, bazen sadece hoş görülen bir konuk; ama hiçbir yerde yüzde yüz hak sahibi bir sakin gibi görememiştim kendimi… Ben bir ülkede değil bir gezegende doğdum. Tamam, tabi ki bir ülkede, bir şehirde, bir mahallede, bir ailenin içinde, bir doğum kliniğinde, bir yatakta doğdum… Ama hem ben hem de tüm insanlar için tek önemli şey, dünyaya gelmiş olmaktır! Dünyaya! Doğmak, şu veya bu ülkede, şu veya bu evde, dünyaya gelmek demektir.” (Doğu’dan Uzakta) Maalouf kitaplarında, Orta Asya’dan Mezopotamya’ya, buradan Avrupa’ya ve Afrika’ya uzanan uzun turlar düzenler kalemiyle adeta. Güzergahında ağırlıklı olarak Akdeniz kıyıları vardır. Hayal gücünü çalıştırarak, tarihsel olaylardan yola çıkarak okuru bilinmeyenin gizemli dünyasına götürür. Bu kadar çok okunur kılınmasının sebebi, işte eserlerinde yer alan bu kültür zenginliği ve tarihsel bilgidir. Maalouf’un romanlarında gidilen ve sözü edilen yerlerin bir listesi yapılsa, Akdeniz havzasında hiçbir yer liste dışı kalmaz. Bunlara bir de Mezopotamya, rönesans merkezi İtalya ile İngiltere ve Fransa gibi bazı Avrupa ülkeleri ile İran eklenir. Maalouf romanlarında, seçtiği yerleri kurgusal mekan olarak fona yerleştirir ve bu yerlerde kahramanlarına maceralar yaşatır. Kitaplarının hemen hepsinde doğu motifi üzerinde çalışan Maalouf, doğunun tarihindeki çarpıcı olayları romanlarında kullanır. Aslında tüm kitapları bir sürgün ve gurbet hikayesiymiş gibidir. Maalouf masallarına biraz daha renk katabilmek için ilginç kurulma hikayeleri olan yerleri de bulur. İnsanlara cazip gelen, binlerce yıldır varlığı bilinen, izleri görülen ancak pek de tanınmayan yerleri anlatır. Bu yerlerle ilgili efsaneleri tarihsel olayları aktarır. Hayal gücünü çalıştırarak, tarihsel olaylardan yola çıkarak okuru bilinmeyenin gizemli dünyasına götürür. Ayrımsız tüm toplumların en zayıf noktaları olan masallarda da olaylar tek bir mekanda geçmez. Masal kahramanları da Maalouf’un kişileri gibi heyecanlı maceralar yaşarken sayısız yerleri dolaşırlar. Maalouf’un karmaşık ve zengin olan kişisel tarihi de eserlerinde izlenebilir. Maalouf’un gerçek tarihsel bilgiler ve mekanlar çerçevesinde kurguladığı romanlarında olayın belli bir bölümü Osmanlı toprakları üzerinde cereyan eder. Tarihi romanlarında, tarih kokan mekanları roman kurgusuyla canlandırması sayesinde d,  kitapları tarih okumaktan haz almayanlara bile cazip gelir. Eserlerindeki bağlayıcılık ise gerçekle ve geçmişle iç içe olan tarih ile duyguları barındıran aşkı bütünleştirmesidir. Ki bu tarz aşk romanları okuyanlara tarihi sevdirmekte, tarih okuyanları da aşk ile birleştirmektedir. Canlı ve akıcı anlatımı aynı zamanda da bilgilendirici bir anlama dönüşür. Maalouf aynı zamanda müzik dünyasına librettolarla (opera sözleri) da imza atar. Üç tane librettosu kitaplaştırılır. * Bu yazı buradan alıntıdır

Hepsini Görüntüle

SAYFA (47)

  • maviDergi | Arşiv |maviADA Dergisi

    maviADA 10 Tem 2021 1 dk. Her Hafta Bir Dergi maviADA Dergileri * YAZ 2019 Sayı:33 * Dergiyi Okumak İsterseniz Buraya ya da Resme TIKLAYIN 45 0 3 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 3 maviADA 3 Tem 2021 1 dk. Her Hafta Bir Dergi maviADA Dergileri BAHAR 2019 SAYI:32 * Dergiyi görmek ve okumak isterseniz resme ya da buraya TIKLAYINIZ. 13 0 5 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 5 maviADA 26 Haz 2021 1 dk. Her Hafta Bir dergi maviADA DERGİLERİ / -ADA , KIŞ 2019- Sayı :31 -DERGİNİN tamamını OKUMAK ya da İNDİRMEK için lütfen resme TIKLAYIN- * 28 0 5 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 5 maviADA 19 Haz 2021 1 dk. Her Hafta Bir Dergi maviADA 30. Sayı güz 2013 * maviADA SANAT ÖDÜLLERİ * OKUMAK İÇİN RESME TIKLAYINIZ 17 0 4 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 4 maviADA 12 Haz 2021 4 dk. Her Hafta Bir Dergi -29 maviADA 29.SAYI Bahar 2013 * dosya: ANADOLU DERGİLERİ * OKUMAK İÇİN RESME TIKLA maviADA GÜNCESİ Cehennemi bir zemherinin son günlerinde,... 63 0 8 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 8 maviADA 5 Haz 2021 1 dk. Her Hafta Bir Dergi maviADA 28. Sayı KIŞ 2013 * DOSYA: 1."Hiçbir Yere Yolculuk" 2.Toplumcu Edebiyat * Okumak için Resme TIKLA 46 0 6 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 6 maviADA 29 May 2021 1 dk. Her Hafta Bir Dergi maviADA SAYI:27 GÜZ 2012 * Okumak için Resme TIKLA 86 0 5 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 5 maviADA 22 May 2021 1 dk. Her Hafta Bir Dergi maviADA 26.SAYI YAZ 2012 * okumak için resme tıkla * söyleşi: Ömür GEDİK / Ahmet Ümit ve Cem Davran "Sinema ve EDEBİYAT" 38 0 4 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 4 maviADA 24 Nis 2021 1 dk. Her Hafta Bir Dergi maviADA BAHAR 2012 25. Sayı * 1.Cemal Süreya DOSYASI 2. Sanal Dostluk/ Teknolojik ASK DOSYA / Ulaşmak için tıklayın / "Aramızdan Bir... 27 0 5 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 5 maviADA 17 Nis 2021 1 dk. Her Hafta Bir Dergi maviADA 24 GÜZ 2010 SAYISI / 15 0 8 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 8 maviADA 10 Nis 2021 1 dk. Her Hafta Bir Dergi maviADA 23.SAYI YAZ 2010 * "Hangi ŞİİR Hangi EDEBİYAT" DOSYASIYLA / Dergiyi OKUMAK için resme TIKLAYIN 16 0 5 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 5 maviADA 3 Nis 2021 1 dk. Her Hafta Bir Dergi maviADA BAHAR 2010 SAYI:22 "OKUR YARATMAK " DOSYASIYLA * RESME TIKLAYIN "Bahara, İnsana, Yaşama Sevgiyle, Saygıyla..." 21 0 2 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 2 1 2 3 Yaklaşan Etkinlikler Şubat 2024 BUGÜN Paz Pzt Sal Çar Per Cum Cmt 28 29 30 31 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 1 2 3 4 5 6 7 8 9

  • Etkinlik | Arşiv |maviADA Dergisi

    maviBULUŞMALAR LCV Kapalı maviBULUŞMALAR 21 Ocak Sal maviADA 21 Oca 2020 14:00 – 15:30 maviADA, Yalova Belediyesi Güzel Sanatlar Merkez Rüstem Paşa Gazi Paşa Cd. No:23 77200 Yalova Merkez/Yalova Türkiye 21 Oca 2020 14:00 – 15:30 maviADA, Yalova Belediyesi Güzel Sanatlar Merkez Rüstem Paşa Gazi Paşa Cd. No:23 77200 Yalova Merkez/Yalova Türkiye FRİDA "Olanaksızı iste kendini yarat..." ETKİNLİK YAPILDI maviADA 15 saat önce 1 dk. Bir Şiir Etkinliği maviADA yazarlarından Semihat KARADAĞLI 23 Şubatta bir ŞİİR etkinliğinin konuğu oluyor. Program sunumunu Metin Soydeveli ve Süreyya... 20 0 3 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 3 maviADA 29 Kas 2023 1 dk. Dinmeyen Fırtına Zeki SARIHAN'a ARMAĞAN KİTAP * Prof. Dr. Devrim TOPSES Saat:14.00-16.00 2 Aralık 2023 Cumartesi Ankara Fatsalılar Derneği 8 0 2 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 2 maviADA 23 Eki 2023 1 dk. Şiirle Kalın İMZA ve SÖYLEŞİ * Yusuf AKSOY / 28 Ekim Cumartesi, 15.00 de VİYANA KAFE Gaziemir / İZMİR * 21 0 4 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 4 Yusuf AKSOY 2 Eki 2023 2 dk. Bornova Kitap Günleri Yusuf AKSOY * Birincisi 2019 yılında gerçekleştirilen ve Bornovalıları kitaplarla ve sanatla buluşturan Bornova Kitap Günleri’nin... 41 0 6 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 6 Fuat ÖZGEN 16 Ağu 2023 2 dk. Hersek Lagünü'nde Bir Edebi Gün Fuat ÖZGEN * *Etkinliğe katılan yazar ve şairler toplu halde* *Lagünde Kuşlar... Arkada 500 yıllık Hersekzade Ahmet Paşa Camii. *... 40 0 2 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 2 Şenol YAZICI 6 Kas 2022 9 dk. "Gül Bahçesinde Bahçıvan Olmak" Güncelleme tarihi: 5 Kasım 2022 "Bir Okur Yaratmak" / 2 Nisan 2010 Nuri Erbak Lisesi Etkinliği "GÜLBAHÇESİNDE BAHÇIVAN OLMAK" "Bir Okur... 28 0 3 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 3 Şenol YAZICI 16 Eki 2022 3 dk. Ayvalık'ta Bir Etkinlik Önceleri, bu işe hevesliyken, bir etkinliğe öğrenme aşkıyla gittiğimde şairi, yazarı, anlatıyı, yaratılan atmosferi, ayağındaki çoraptan... 120 0 5 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 5 Şenol YAZICI 26 Oca 2022 5 dk. Kadın ve Sanat "DİŞİ KUŞ " ARTIK DÜNYA YARATIYOR * Şair öyle tanımlamış, ama günümüz kadını değil bu model, aksine; bir elinde cımbız bir elinde ayna, ... 36 0 7 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 7 maviADA 21 Ara 2021 1 dk. Şiir Dinletisi Eğitim Sen İzmir 5 Nolu şubesinde KOZALAK KÜLTÜR kafede 23 Aralık Perşembe saat 20.00'de şiir dinletisi * Etkinlikte maviADA'nın başarılı... 17 0 2 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 2 Şenol YAZICI 9 Ara 2021 7 dk. Hayat Siyasettir Picasso, 'Guernica'da Ne Kadar Siyasiyse Yıllar Önceki 'Avignonlu Kızlar'da Daha Siyasidir * Yaşamın gerçeği başka bir şey, kitabın... 118 0 14 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 14 Yusuf AKSOY 6 Ara 2021 2 dk. İLK KİTAP HEYECANI Uzun zamandır yazdığım ve beklettiğim şiirlerimin önemli bir kısmı Kasım 20021 de Klaros Yayınları tarafından IŞIĞIN İZİNDE adıyla... 87 0 13 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 13 maviADA 12 Haz 2021 4 dk. Her Hafta Bir Dergi -29 maviADA 29.SAYI Bahar 2013 * dosya: ANADOLU DERGİLERİ * OKUMAK İÇİN RESME TIKLA maviADA GÜNCESİ Cehennemi bir zemherinin son günlerinde,... 63 0 8 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 8 1 2 3

  • maviVideo | maviSayfa| maviADA

    maviADA Hayat ve Sanata Dair Her Şey mavi SAYFA Paylaş ÖTEKİ VİDEOLAR maviVİDEO Giriş maviVİDEO Videoyu Oynat Paylaş Tüm Kanal Video Seçin Facebook Twitter Pinterest Tumblr Bağlantıyı Kopyala Bağlantı Kopyalandı Video ara... Tüm Kategoriler Tüm Kategoriler Nonprofits & Activism People & Blogs Şimdi Oynuyor "FİLİZKIRAN FIRTINASI" / maviADA DERGİSİ 05:58 Videoyu Oynat Şimdi Oynuyor YOLCULUK / Nurten Bengi Aksoy 02:34 Videoyu Oynat Şimdi Oynuyor "ÖĞRETMENLER GÜNÜ..." / Nurten Bengi Aksoy 02:09 Videoyu Oynat Şimdi Oynuyor AY ZAMANI / Şenol Yazıcı 07:11 Videoyu Oynat Aycan AYTORE 6 May 7 dk. Deniz ve Rodrigo AYCAN AYTORE / Concierto de Aranjuez ; Gitar Konçertosu'nun Gizemli Öyküsü 164 0 12 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 12 Şenol YAZICI 21 Mar 1 dk. Nevruz Şenol YAZICI * -Şiir: Şenol Yazıcı, Uyarlama: maviADA Seslendirme: Şenol Yazıcı- An, o andır; Buz çözüldü çözülecek, Nevruza iki adım... 58 0 17 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 17 Nurten B. AKSOY 7 Şub 1 dk. Yurdum Gibi Yaralıyım Yurdum gibi yaralıyım Ne eksik, ne fazla Derin bir uçurumum Bütün haritalarda ... Ahmet ERHAN, 1982 76 0 12 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 12 Süleyman APAYDIN 10 Kas 2022 1 dk. Yıkın Heykellerimi Özgürlük hala En yüce değer Değilse eğer Unutun tüm dediklerimi Yıkın diktiğiniz heykellerimi ... 65 0 8 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 8 Nurten B. AKSOY 1 Kas 2022 1 dk. Yolculuk Nurten Bengi AKSOY/ zaman zaman yol alır çocukluğuma, bir avuç anıyla geri dönerim; elimde bir elma şekeri, yanımda bir minik kedi… 82 0 10 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 10 Şenol YAZICI 19 Şub 2022 1 dk. CEMRE -CEMRE: ŞİİR ve SESLENDİRME; Şenol YAZICI , Uyarlama: Nurten Bengi AKSOY , Yapım: maviADA- Bilirsin Sevgili, dört kitapta yeri var, en... 47 0 11 beğeni. Beğenildi işareti yazıdan kaldırıldı. 11 1 2 3 4 5

Hepsini Görüntüle

FORUM POSTA (91)

Hepsini Görüntüle

mavi

ADA

2002

bottom of page