top of page

Ara


HATAY'ın KURTULUŞU
Fransız işgali altındaki Hatay'da 2 Eylül 1938'de ilan edilen Hatay Devleti 29 Haziran 1939 günü devletin yasama organı olan 22 üyesi Türk olan 40 üyeli Hatay Devleti Millet Meclisinin aldığı karar gereği Türkiye'ye katılmış ve Hatay ili olmuştur. 23 Temmuz 1939'da Fransız birlikleri Hatay'ı terk ettiler. TARİH OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN bir sancağı olan Hatay'ı ve Suriye'yi işgal eden Fransızlar 1918'de , Suriye'yi manda yönetimi altına alarak Hatay'ı da bu yönetime dah

maviADA
24 Tem3 dakikada okunur


KUYUCAKLI YUSUF
FETHİ NACİ * Kuyucaklı Yusuf Sabahattin Ali, Kuyucaklı Yusuf’ta, bir Anadolu kasabasını, bütün insanî ve toplumsal gerçekliğiyle veriyor: Soylu insanlarıyla, bayağı insanlarıyla; sevinçlerle, üzüntülerle; sevgilerle, nefretlerle; fakirlikle, zenginlikle; umutla, umutsuzlukla… Yarattığı insanlar, o çağın, o çevrenin insanları; birbirleriyle ilişkileri, belirli şartların biçim verdiği ilişkiler. Romanın başarısını sağlayan öğelerden biri Sabahattin Ali’nin romanın

maviADA
24 Tem4 dakikada okunur


Lozan'ın Yıldönümü
"Siz Yunanistan’ı yendiniz, İngiltere’yi değil! Bunu unutmayın!” dedi Lord Curzon, Lozan görüşmelerinde. İsmet Paşa “Hayır” dedi. “Yalnız...

maviADA
23 Tem6 dakikada okunur
UÇMAYI BİLİYORSAN DÜŞMEYİ DE ÖĞRENECEKSİN!
Zeki BAŞTÜRK * "Uçmayı biliyorsan düşmeyi de öğreneceksin." Friedrich Nietzsche Bu söz, yaşamın en temel gerçeğini yalın bir biçimde anlatır. Yükselmek kadar düşmek de yaşamın doğal bir parçasıdır. Asıl başarı, hiç düşmemek değil; her düşüşten sonra yeniden ayağa kalkabilmektir. Çünkü düşmeyi öğrenmeyen, yükselmenin değerini de anlayamaz. Eğitim açısından bakıldığında bu sözün anlamı daha da derindir. Günümüzde eğitim sistemi çoğu zaman çocuklara yalnızca başarıyı öğretmeye ç
Zeki BAŞTÜRK
23 Tem2 dakikada okunur


GİTME KAL
ARİF DAMAR * Nice nice acıları aklına getir Bunca yoksulluğu aklına getir Gözyaşlarını aklına getir "GİTME KAL" var yok dinlemez bir çocuk isteğidir Gitme aklına getir Kıraç mı kıraç toprakların üstüne Güneşler açar yağmur kesilince Çırılçıplak kayada yetişir incir ağacı Dağların kuytusunda bir uslu çiçek Dağıtır mevsimi kendi kendine Gitme beraberlik içinde Nasıl sevinirdik aklına getir Her şeyi her şeyi aklına getir Gece yarılarını aklına getir Söylediklerini aklına getir S
Arif Damar
23 Tem1 dakikada okunur


Don Camillo Karekterinin Yaratıcısı İtalyan Giovannino Guareschi
Don Camillo'nun yaratıcısı Giovannino Guareschi Giovannino Guareschi (1 Mayıs 1908 - 22 Temmuz 1968), İtalyan gazeteci, karikatürist, mizah yazarı ve çizgi romancı. Özellikle yarattığı Don Camillo isimli rahip karakteriyle tanınır. Yaşamı İkinci Dünya Savaşı öncesi Corriere Emiliano ve Bertoldo dergilerinde editörlük yaptı. 1943'te, topçu sınıfında askerlik görevine başladı. Aynı yıl İtalya'nın müttefiklerle yaptığı ateşkes anlaşmasından sonra Polonya'da yakalanıp, diğer İtal

maviADA
22 Tem2 dakikada okunur


Kurtuluş Savaşı mı Milli Mücadele mi?
YUSUF TEKİN NEDEN RAHATSIZ? * Zeki Sarıhan * Millî Eğitim Bakanının müfredatta yapmayı düşündüğü bir değişiklik haklı olarak büyük tepki çekti. Ders kitaplarında “Kurtuluş Savaşı” kavramı kaldırılarak yerine “Millî Mücadele” kavramı konacakmış! Oysa dilimizde “Kurtuluş Savaşı” ile “Millî Mücadele” aynı anlamda kullanılmaktadır. Bu kavramlar “İstiklal Harbi” “Bağımsızlık Savaşı” kavramlarıyla birlikte, Türkiye’nin Birinci Dünya Savaşından sonra karşılaştığı bölünme ve işgald
Zeki Sarıhan
22 Tem3 dakikada okunur


Herostratus Sendromu ve Artemis Tapınağının Yıkılışı
Herostratus (Grekçe: Ἡρόστρατος), Antik Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri olan Efes'teki (bugünkü Selçuk'un eteklerinde) ikinci Artemis Tapınağı'nı yıkarak kundakçı olarak ün kazanmakla suçlanan MÖ 4. yüzyıl Yunanıdır. Bu eylem onun idam edilmesine ve kimsenin onun adını sözlü ya da yazılı olarak anmasını yasaklayan bir damnatio memoriae yasasının çıkarılmasına neden olmuştur. İşlediği suçla ilgili günümüze ulaşan anlatılardan da anlaşılacağı üzere, bu yasa sonuçta etkisiz kal

maviADA
21 Tem4 dakikada okunur


Rastlantılar
JEAN BERAUD-CAFE ENGİN SEVİNÇ * -Öykü- Kafamın içindeki uğultuyla sokağa çıktığımda saat belki yedi civarıydı ki hava kararmaya başlamıştı. Bugün de hava nedense bir tuhaf. Yağmur yağacak zannediyor insan, ama yok, hafif bir esintinin ardından toprak kokusu bastırıyor içimi. Uzun paltolardan ve uzun kollu kazaklardan içim bunalmış zaten. Bugün akşam eve gider gitmez kendimi yenilemeyi düşüneceğim. Belki odamı toplar, masamın ve yatağımın dağınıklığını düzeltirim. Kirli çamaşı
engincix
21 Tem8 dakikada okunur

bottom of page


