TİK TAK


İyi bir gözlemci olmak; ayrıntıları yakalamak, analiz yapıp, bilgiyi geleceğe taşımak... Yetişkin olunca çocukluğunu bir film gibi tekrar geriye sarıp izlemekten keyif almak… Yaşadıklarımı yazma içgüdüsüyle kalemi elime alırken dostlarla sohbet yapıyormuş sevinci yaşamak...


Vücudumuzun bilinmeyen dünyası ile ruhumuzun duygu karmaşası yarışır gibi bizleri şaşırtmaya devam ediyor. Kucağınıza aldığınız minik bir bebeğin kalp atışlarını hissetmek heyecan verir; yoğun bakımdaki hastanın yaşam fonksiyonlarının odaya yayılan sinyali duymakta hüzün. Her iki durumda da buradayım, yaşıyorum, varım mesajı vardır. Doğumdan ölüme olan o kısacık çizgide yaşarken kalbimizin ritmini bozan olaylar ruhumuzda iz bırakanlardır.


İlk kez o sesi duyduğumda mahallede yaptığımız koşma yarışını kazanmıştım. Bitiş yerine vardığımda kalbimin atışlarını fırlayacakmış gibi hissederek,bedenimde ki yerini fark ettirmişti. Okuma bayramında kısacık -bana göre çok uzun- yazı metini okurken de aynı sesi duymuştum. İlkokul biterken veda programında taklidini yaptığım sanatçılar beni izliyormuş gibi utanışım bu sese aşinalığımı arttırmıştı. Kürsüye çıkıp şiir yarışmasında birinci olan şiirimi okurken, en değer verdiklerimle göz göze gelip hediyemi alırken de kalbim hoş bir melodi gibi çarpmıştı. Üniversite sonucunu öğreneceğim sabaha uyumadan ulaşırken, şeker bakkalın dükkânını açmasını sabırsızlıkla beklerken duyduğum ses sağır edecek kadar fazlaydı. Binlerce kişinin isimlerinin olduğu gazeteden kazandığımı öğrenince sevinerek şükretmiştim.


Üniversite bitirip atanacağım şehri listede göremediğim anda tik taklar o kadar hızlıydı ki gözlerimin kararmasına sebep olmuştu. Derin nefes almak, böyle durumlarda vücuda oksijen girmesini sağlamak en yakın arkadaşımın önerisiydi. Nikaha dakikalar kala küçücük bir odada hayatının en önemli kararını vermek için o sese kulak vermek en doğrusuydu. Nikah memurunun sorusuna evet demek için önce kalbe sorulmalıydı. İlk bebeğimi kucağıma alırken anneliğin verdiği merhametle tüm vücuduma yayılan ritmi hissetmiştim ki ömre bedeldi. Beş yıl sonra aynı sesi ikinci kızımla bakıştığımızda da duymuştum. Ameliyat kapılarında en sevdiklerimi beklediğim dakikalar, saatler gibi geldiğinde gözyaşlarım eşlik etmişti davulun tokmak sesine. İlerleyen yaşlarımda ayrılıklar, kavuşmalar hüzünle sevincin aynı orantıda kalbimin çarpmasını sağladı.


Aynaya bakınca bedenin yaşlandığına ait ne çok iz buluyor insan… Kalbin yaşlandığını göremesek de kulak vermek yeterli. Stetoskop ile size hizmet eden bir kalbinizin olduğunu hatırlayabilirsiniz… Bir amaca bağlanmak, sevdiğiniz sevildiğiniz insanlarla doyasıya zamanı yaşamak… Önce kendinize sonra etrafınıza faydalı olabildiğiniz derecede yardımda bulunmak… Sevginizi verirken başka tik takların size kendini duyurduğunu hissederek mutlu olmak…

Tik tak Tik tak Tik tak…

25 görüntüleme0 yorum
1s0l.gif

ŞAKASIZ;

artık

KIŞ!..

mavi

ADA

2002

Hayat ve Sanat

Emek veren herkesin ADAsı

861536d39876bb9d5a5ca0fa97dddfb8.gif

<?php include_once("analyticstracking.php") ?>

© 2018 maviADA