NİSAN BİR


Bugün 1 NİSAN… "Her 1 Nisan’da olduğu gibi bugün de dünyanın pek çok yerinde ve ülkemizde insanlar, özellikle gençler ve çocuklar küçük şakalar ve hilelerle birbirlerini kandırmaya, güldürmeye çalışacaklar. Hatta bazı ciddi yayın organları bile yapacakları minik “yalan” haberlerle bu güne renk katacaklar. Bizden uyarması, bugün daha dikkatli olun" demek isterdim, ama ne yazık ki hem ülkemizde hem tüm dünyada yaşanan ve pek çok insanın hayatını kaybetmesine neden olan şu uğursuz Corona viriüsü nedeniyle kimsenin şaka yapacak hali kalmadı. Elbet yaşanan bütün kara günler gibi bu da geçecek ve tüm insanlık, bizler derin bir nefes alıp, eski neşeli günlerimize döneceğiz.


Şimdilerde nasılsa vaktimiz çok, öyleyse bugünün neden “şaka günü” olduğuna kısaca bir göz atın; çünkü bu yazı ADA DERGİ olarak yayınlayacağımız son yazı…


Şimdi nasıldır, bilmem ama bizim çocukluk ve öğrencilik yıllarımızın en sevilen günlerindendi 1 Nisanlar. Bir kaç gün öncesinden planlar, hazırlıklar yapılır, özellikle öğrenciler, hangi hocanın dersinde hangi şakayı yapacaklarını düşünürlerdi. Kimileri sınıfları değiştirerek öğretmenlerini şaşırtmaya çalışırken, kimileri de hiç konuşmamak ya da öğretmen sınıfa geldiğinde ayağa kalkmamak gibi masumca şakalar hazırlarlardı. Tabii anlayışlı ve iyi gününde olan bir öğretmene denk gelinirse bu şakalar çok eğlenceli olurdu ama öğretmeninizin keyfi yerinde değilse vay halinize; Nisan 1 şakası “eşek şakasına” dönüşüverirdi.

MÖ. 46 yılında Roma İmparatoru Sezar, takvimin başlangıcını temmuz ayı olarak ilan eder ve bu takvim çok uzun bir süre yani 16. yüzyılın ortalarına kadar sürer. Buna rağmen 16. Yüzyıl ortalarına kadar Avrupa’da takvim başlangıcı yani yılbaşı olarak, bahar aylarının başlangıç tarihi kullanılmaya devam edilmiştir. 1564’te Fransa Kralı IX.Charles, Sezar’dan tam 1610 yıl sonra takvimi değiştirerek yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe alır. O zamanın iletişim koşullarında bazı insanların bu gelişmeden haberi olmaz. Bazıları ise bu kararı protesto etmek amacıyla eski adetlerini sürdürürler. Eskisi gibi 1 Nisan’da partiler düzenlemeye, birbirlerine hediyeler vermeye devam ederler. Yeni takvimden haberdar olup onu kabul ederek uygulayan diğerleri ise bunları “1 Nisan aptalları” olarak nitelendirip, bu güne ‘Bütün Aptalların Günü’ adını verirler. Bu günde diğerlerine sürpriz hediyeler hazırlayıp onları hiç yapılmayacak partilere davet ederler, gerçek olması mümkün olmayan haberler üretip yayarak onları kandırırlar.

Yıllar sonra takvimin ayları yerine oturup yılın ilk ayının ocak ayı olmasına alışılınca, Fransızlar 1 Nisan gününü kendi kültürlerinin bir parçası olarak görmeye başlarlar. Zaman içinde bu geleneği gittikçe süsleyerek, zenginleştirerek ve yaygınlaştırarak devam ettirirler. Bunu muziplik nedeniyle, “şaka” niyetine, gülmek için yaptıklarını söylerler. Böylece o günden itibaren her yılın 1 Nisan günü, büyük-küçük herkesin birbirine şaka yaptığı bir eğlence günü haline dönüşür. Fransız kökenli bu geleneğin İngiltere’ye ulaşması yaklaşık iki yüzyıl sürer. Oradan da Amerika’ya ve bütün dünyaya yayılır.



NİSAN BALIĞI

1 Nisan’ı hala yılbaşı olarak kabul etmeye devam edenlerle alay etmek amacıyla yapılan şakalar, bir süre sonra gelenek haline gelir. 1 Nisan’ı yılbaşı kabul edenlere ise “Nisan Balığı” ismi verilir. Bir de 1 Nisan ile ilgili bir başka “Nisan Balığı” kavramı vardır. Fransa’da yılın bu döneminde balıkların üreme mevsimi olduğu için balık avı yasaktır. İşte böyle bir ortamda bazı şakacı kişiler, balık avcılarını kandırmak için ırmaklara ‘Nisan Balığı’ diye bağırarak çiroz ringa balıkları atarlarmış. Bu şaka kavramı da buradan türemiş.


Günümüzde artık tatlı sulara balıklar atılmasa da balık şeklinde çikolatalar yenerek, insanların arkasına kağıttan balıklar iliştirilerek, dostlar işletilerek bu özel şaka geleneği de bir şekilde hâlâ yaşatılıyormuş.


HİLE GÜNÜ


Hristiyan âleminin çoğunda “Şaka Günü” olarak bilinen 1 Nisan, bazı Müslümanlar tarafından “Hile Günü” olarak kabul edilir. Rivayetlerde, “15. yüzyılın sonlarında Haçlı ordusu, Endülüs Müslümanları’nın son kalesini kuşatarak buradaki Müslümanları hileyle öldürüp kaleyi alır.” diye anlatılır bu gün. 1 Nisan’ın tarihi bazı yerlerde her ne kadar yaygın olarak Müslümanlar’ın şehit edildiği “Hile Günü” olarak anlatılmış olsa da, tarihi kaynaklarda böyle bir bilgiye rastlanmıyor. Aksine, Endülüs’teki son kale olan Gırnata’nın düşüş tarihi, 2 Ocak 1492 olarak belirtiliyor.

Nisan Bir veya Nisan Balığı; Hollanda, Belçika, Kanada, ABD, İsviçre, Japonya dahil dünyanın pek çok yerinde tanınmaktadır. Nisan Bir ile ilgili başka bir efsane de; Pagan kültüründe 1 Nisan’da kutlanan “Fous bayramı”dır. Antik Roma’da “Hilarya” adıyla benzer bir bayram da kutlanmaktadır. Hindistan’da ise bu bayram 31 Mart’ta “Holi” adıyla kutlanır.


BİR NİSAN ŞAKALARI

İlk Renkli Televizyon


Dünyanın pek çok ülkesinde 1 Nisan’da yapılan şakalar güldürürken, kimileri ise tarihe geçecek kadar ilgi çekmiştir. Güldüren şakaların yanı sıra sonucu mahkemelere kadar uzanan şakalar da unutulmamış tabii. İşte bunlardan birkaçı…

1962’de İsveç’in siyah-beyaz yayın yapan tek televizyon kanalına 1 Nisan’da çıkan bir teknisyen, yeni ve çok basit bir teknoloji sayesinde izleyicilere renkli televizyon izleyebilecekleri müjdesini verir. Bu yöntem ekranın önüne bir naylon kadın çorabı germekten ibarettir ve yüz binlerce kişi o günlerde bu öneriyi gerçekten dener.

12. Uçan insanlar

Uçan İnsanlar


1976 yılında İngiliz gökbilimci Patrick Moore, 1 Nisan’da, 09.47’de Plüton gezegeninin Jüpiter’in arkasından geçerken sıra dışı bir olay meydana geleceğini, gezegenlerin bu dizilişinin Dünya’nın çekim gücünü azaltacağını ve tam bu anda sıçrayanların uçma hissi yaşayacaklarını söyler. Tabii yine yüzlerce insanın bu habere inanarak uygulamaya geçtiği duyulur ertesi gün.

Solaklar için Hamburger


1998 yılında ise ünlü bir fast food firması, ABD’de bir gazeteye verdiği bir sayfalık ilanda “solaklar” için özel bir menü hazırladıklarını duyurur. Bu menüdeki hamburger, solakların kolayca yiyebilmesi için 180 derece dönebiliyordur. Firma ertesi gün bu menünün şaka olduğunu açıklasa da insanlar günlerce bu menüyü sorarlar; hatta bazı kişiler, bunun sağ elini kullananlar için olanının da üretilmesini talep ederler.


Pi sayısını yuvarlamak

1998’de Alabama’da bir bilim dergisi, Alabama Eyalet Meclisi’nin Pi sayısının 3.14159 olan değerini yuvarlayıp 3.0 olarak değiştirmeyi kabul ettiğini yazar. Haber kısa sürede internette yayılır. Bunun bir şaka olduğu, Alabama Eyalet Meclisi’nin protesto dolu mektuplar alması üzerine ortaya çıkar.


Hamilelik beş aya iniyor

Geçen yıllarda AA tarafından yayına verilen ve “Hamilelik süresini 5 aya indirecek mucizevi buluş” başlıklı haberde; İsviçreli bilim adamlarının, anne karnında bebeğin gelişimini hızlandırmayı başardığı, çalışmalar tamamlandığında kadınların 5 ayda doğum yapabileceği bilgisine yer verilir. Birçok internet sitesi tarafından kullanılan haber, dünyada ve Türkiye’deki Twitter’da o günlerde TT olur.


En ağır şaka

Sonucu en ağır olan şaka ise 1 Nisan 2006’da İstanbul’da yaşanır. Vapurla Kadıköy’den Beşiktaş’a giden bir yolcu, 1 Nisan şakası olarak “Üzerinde bomba olduğunu” söyler. Şakacı, tabii ki vapur iskeleye yanaşınca gözaltına alınır ve 2 Nisan’da da tutuklanır. Şakacı yolcu hakkında, İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinde, “Halk arasında korku ve panik yaratma” iddiasıyla dava açılır ve kendisine 15 ay hapis cezası verilir. Mahkemenin, hakkında verdiği hapis cezası kararını Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na temyize gönderen şakacının talebi ise Yargıtayca reddedilir.


Hep gülümseyebileceğimiz şakalı nice günlere ve ADA DERGİ'de yayınlayacağımız yeni yazılara… NİSAN BİR


Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

On Yumurta Kaç Öğretmen Eder

Daha ilkokuldayım. Evde telefon çaldı. Koştum, açtım. Babamın okul arkadaşı Kerim amca. O da babam gibi öğretmen. Çocukluğumuzun öğretmenleri işte… İki söz arasında hemen birkaç soru, her fırsatta öğr

mavi

ADA

2002

Hayat ve Sanat

Emek veren herkesin ADAsı

<?php include_once("analyticstracking.php") ?>

© 2018 maviADA