ZEYTİN


Günümüzde değerinin çok iyi bilindiği, çocukluğumun en güzel anılarında yer alan bir besindir zeytin. Çeşmeli için zeytin sofranın baş köşesindedir. Tarlasında ki ağaç sayısıyla gurur duyan, toplama zamanı şölene çevirip, güle oynaya giden, özenle çuvala doldurduğu zeytinlerden yağ çıkmasını heyecanla bekleyen, gene Çeşmelilerdir.


Rivayet odur ki’’ gökten bir yıldız kaymış, zeytin ağacına düşmüş, o günden sonra zeytin çiçekteyken yıldız biçimine girmiş. Çiçekten zeytin oluşumuna kadar geçen süre tam 9 ay on gün sürünce, bir bebeğin dünyaya gelmesi gibi zeytinin oluşması sevinç getirmiş.’’


Alaçatı’nın sert esen rüzgarından mı? Germiyan köyü ve Karaburun’un verimli toprağından mıdır? bilinmez ama zeytinin tadı başka güzeldir. Siyah mı? yeşil mi? seversin diye sorsanız cevap alamazsınız kimseden, Deniz kenarından bulduğu çekiştelik taşla kırma zeytini kapının önünde yaparken alınan keyfi bilen bilir, bilmeyen varsa denemesi tavsiye edilir. Ağacın üstünde kendiliğinden olan hurmayı Germiyan ekmeği ve taze baklayla yemek yaşama sevincinizi arttırabilir. Güneşin altında tarlada çalışıp, zeytin ağacının gölgesinde dinlenen rençberler onun değerini en çok bilenlerdir.


Gurbette, gönderilen zeytinleri koklayarak yerken memleketin havasını kokluyormuş gibi hissederdim. Üç ısırıkta, bir zeytini yeme alışkanlığımı tadına varmak için mi yoksa yokluktan mı diye cevap aramadan yıllarca devam ettirdim. İlk çıkan yağa, gezen tavuk yumurtası kırarak, kalitesini ölçen babamı hayranlıkla izlerdim. Ekmeğin kumrusunu yumurtaya banıp bana verirdi. Her sene Alaçatı’da ki zeytin ağaçlarımızdan yağ geldikçe o anı yeniden yaşıyorum. Misafirlikte çok acıkınca çantasında ekmek zeytin taşıyan hemşerilerim haklıydılar. ‘’Güvenme dayına zeytin, ekmek al yanına’’ sözünü dikkate alarak başkalarına fazla güvenmemeyi öğrendim.


Çekişte yapacak kapı önü bulamadığımızdan, zeytini çizme yaparak her öğün kendi zeytinimizi yeme mutluluğunu yaşıyoruz. Satın aldığımız zeytinlerde katkı maddesi ve boyanın varlığı ile zehirlenmemek için yemeyi tercih etmiyoruz. Şifa niyetine yenen organik zeytin neredeyse ilaç olarak eczanelerde satılacak duruma geldi bile.


Zeytin dalının barış ve güveni simgelediği düşünüldüğünde, verimli topraklarımıza dikilen zeytin ağaçları ile geleceğimiz olan gençlere en büyük mirası bırakmış olacağız. Yanan, yok olan her ağaç için oturduğumuz yerde üzülmek yerine, bir zeytin ağacı dikmeye ne dersiniz? Niyet nasibe aşıksa eğer, niyet ettim dikili ağacım olmasına diyerek, dileyerek kalın sağlıcakla.

11 görüntüleme0 yorum
1s0l.gif

ŞAKASIZ;

artık

KIŞ!..

mavi

ADA

2002

Hayat ve Sanat

Emek veren herkesin ADAsı

861536d39876bb9d5a5ca0fa97dddfb8.gif

<?php include_once("analyticstracking.php") ?>

© 2018 maviADA