Yaz Sıcağında Üşümek


Beton yığınlarının arasında sıkışıp kaldığımız, bir nefeslik hava için kendimizi oradan oraya attığımız bu nemli ve sıcak havalarda belki de en özlediğimiz şeylerden biri biraz üşümek... Gerçi insanoğlu nankördür; kış olur feryad figan yaza övgüler düzüp "ne zaman ısınacak bu havalar" diye şikayet ederiz, yaz olur kışı özleriz...


Sıcaklıkların tavan yaptığı, nemden boğulduğumuz şu "eyyam-ı buhur" deminde, yani en sıcak ve nemli yaz gününde, temmuz ayında bile eksi 15 derecelik ısısıyla "Dünyanın en soğuk şehrini" araştırdığımız kaynaklardan derlediğimiz bilgilerle bir masal havasında anlatalım istedik… Birazcık serinleyeceğiniz keyifli okumalar...


DÜNYANIN EN SOĞUK ŞEHRİ YAKUTSK


Rusya Federasyonu'nun uzak doğusundaki Yakutistan'ın (Saha Özerk Cumhuriyeti) başkenti olan ve Kuzey Kutup Dairesi'nin 450 km güneyinde yer alan Yakutsk şehri, ortalama eksi 60 dereceyi bulan sıcaklığı ile dünyanın en soğuk şehriymiş. Bu şehir öylesine soğukmuş ki eksi 45 derecelerdeki hava sıcaklığı şehrin sakinleri için sıcak kabul ediliyormuş. Sıcaklığın bu kadar düşük olduğu bu şehirde inanılmaz gelse de tam 250 bin kişi yaşıyormuş.


1632 yılında Lena Nehri kıyısına kurulmuş olan ve yaklaşık 250 bin kişinin yaşadığı bu şehri, bunca soğuğa rağmen yaşanılır kılan şey zengin yeraltı kaynaklarına sahip olmasıymış. Dünya pırlanta rezervlerinin %20’ sinin bulunduğu Yakutsk ayrıca petrol, doğalgaz, altın ve kıymetli madenler açısından da oldukça zengin bir kentmiş. Bir efsaneye göre; yaradılış tanrısı doğal kaynakları yaymak için Yakutsk’a gelmiş, ama burada soğuktan elleri donunca elindeki bütün elementleri buraya düşürmüş. O nedenle şehir, periyodik cetveldeki bütün elementleri barındırıyormuş.


Buzlarla kaplı bölgede herhangi bir tarım ürünü yetiştirilemediği için, insanların balık ve etle beslenmek zorunda kaldığı Yakutsk’da kurulan pazarlarda en çok et ve balık bulunuyormuş. Üstelik pazarda satılan her şey doğal olarak derin dondurucudan çıkarılmış gibi buzla kaplıymış. Ocak ayında ortalama sıcaklığı -40 derece olan şehirde ağır endüstri ve kürk işleme sanayi gelişmiş. Giyim üzerine üretilen her şey; terlik ve iç çamaşırı dahil ya yünden ya da tiftikten yapılmaktaymış. Olağan dışı bir sıcaklık ortalamasına sahip olan şehirde kürk giymeden dışarı çıkmak da olanaksızmış. Aksi halde her an sokakta donabilirmişsiniz.


Yakutsk çevresinde bulunan ve 2010 verilerine göre 521 insanın yaşadığı Oymyakon köyünde ise sıcaklık −71,2 °C ölçülmüş ve burası dünyanın en soğuk yerleşim yeri olarak kayıtlara geçmiş. At ve sığır etiyle beslenen ve odun yakarak ısınan köylüler yılın en sıcak ayı olan temmuz ayını iple çekiyorlarmış. Isı Temmuz ayında bile en fazla – 15 dereceye çıkıyormuş. Yazın bölgeye gelen turistler sayesinde gelirini artıran köylüler böylece civardaki şehirlerden kış için gerekli ihtiyaçlarını satın alabiliyormuş.


Kışın güneşin yalnızca 3 saat gökyüzünde kaldığı Yakutsk’da dışarıda 15 dakikadan fazla kalındığında nefes alma zorluğu ve yüzde yanmalar başlıyormuş. Dolma kalemlerin mürekkebinin donduğu, insanların gözündeki gözlüklerin buz tuttuğu ve pillerin güç kaybettiği şehirde insanlar bu soğukta bile normal yaşamlarını sürdürmeye devam ediyorlarmış.


Demiryolu ulaşımının olmadığı şehirde, don olmayan aylarda ulaşım Lena nehri ile sağlanıyormuş. Ayrıca Lenin döneminde Sibirya hapishanelerine gönderilen mahkumlar tarafından yapılan 2000 km’lik bir de karayolu bulunduğu için halk ulaşımı arabalarla da sağlayabiliyormuş. Ancak burada yaşayan araba sahipleri araçlarının motorlarını yaza kadar çalıştırmak zorunda imiş. Araç sahiplerinin arabalarının motorlarını en fazla yarım saat dinlendirebildikleri, motorların daha fazla durduğu zamanlarda, arabaların buz dağı haline geldiği ve yaza kadar çalışmasının neredeyse imkansız olduğu anlatılıyor gidip görenler tarafından.


Ayrıca devamlı çalışan araba motorları yüzünden egzoz gazları şehrin tepesinde kalın bir buhar tabakası oluşturuyormuş. Dondurucu soğuğa rağmen hayatın durmadığı şehirde okullar ve resmi kurumlar sıcaklık eksi 52 derecenin altına inmediği sürece, tatil edilmiyormuş. Burada ülkemizde, özellikle büyükşehirlerde sıcaklığın eksi 3 derece olduğunda okulların hemen tatil edildiğini hatırlamadan edemiyor insan.



Bu bölge Rus tarihinde Lenin ve Stalin gibi liderlerin de belli dönem yaşamak zorunda kaldığı bir politik sürgün şehri olarak biliniyor. Soğuk havasıyla Guiness rekorlar kitabına adını yazdıran şehir, dünyaca ünlü fotoğrafçılarının sık sık fotoğraf çekimi için geldiği bir cazibe merkezi olmuş.


Dünyanın en soğuk şehri Yakutsk’ta mezar kazmak bile üç gün sürüyormuş. Mezar yerinde önce kömür yakılıyor ve birkaç saat sonra ateş kenara itilip eriyen toprak, 10-15 cm kazılabiliyormuş. Ardından açılan bu derinlikte yeniden kömür yakılarak birkaç saat sonra yeniden kazılıyormuş. Ortalama 3 gün boyunca iş makinalarının da yardımıyla 2 metre derinliğe ininceye kadar devam eden bu işlemler sonunda ölüler ancak gömülebiliyormuş.


Sokaklarda görüntü olsun diye konulan banklar buz tuttuğu ve yapışma tehlikesi olduğu için kimse bu banklara oturmuyor, bunlar sadece aksesuar olarak kullanılıyormuş. Ayrıca buzdan yapılmış onlarca heykelin bulunduğu şehirde sıcaklık sıfır derecenin üstüne hiçbir zaman çıkmadığı için de bu heykeller hiç erimiyormuş. Dünyanın en soğuk şehrinde yaşam klasik, spor, topuklu ayakkabı ile mümkün olmadığından hemen herkes geyik kürkünden yapılmış çizmeler giyiyormuş.


Isınmanın doğalgaz ile sağlandığı ve her mahallesinde doğalgaz yakım merkezi olan Yakutsk’da sıcak su, borular ile tüm şehre yayılıyor ve tüm şehir böylece ısınıyormuş. Bu şehirdeki ısıtma sistemi sayesinde faturalar da standart olarak Türk parası ile 150 TL olarak geliyormuş.


Yakutsk‘da eksi 50 dereceyi bulan soğuklarda gözlüğün metali veya plastiği tene yapışıp çıkartmaya çalışıldığında deriyi yırttığı için kimse gözlük kullanamıyormuş. Hatta şehrin soğukluğunu tam olarak anlamak isteyenler, dışarda bir fincan kahveyi havaya savurunca kahve, yere kristalleri halinde düşüyormuş. Yazımızı bir zamanların hava tahmin programlarında söylenen; “Havalar nasıl olursa olsun, sizin havanız güzel olsun.” sözüyle bitirelim. Evet havalar nasıl olursa olsun yeter ki kalplerimiz sıcacık olsun…

mavi

ADA

2002

Hayat ve Sanat

Emek veren herkesin ADAsı

<?php include_once("analyticstracking.php") ?>

© 2018 maviADA