top of page
1/1074

GÖL

Güncelleme tarihi: 8 Ara 2020


Ebedi gecesinde bu dönüşsüz seferin

Hep başka sahillere doğru sürüklenen biz Zaman adlı denizde bir gün bir lahza için Demirleyemez miyiz?

Ey göl, henüz aradan bir sene geçti ancak, Seyrine doymadığı o canım su yanında Bir gün onu üstünde gördüğün şu taşa bak, Oturdum tek başıma! Altında bu kayanın yine böyle inlerdin; Yine böyle çarpardı dalgaların bu yara, Ve böyle serilirdi rüzgarlarla köpüklerin O güzel ayaklara.

Ey göl, hatırında mı? Bir gece sükut derin, Çıt yoktu su üstünde, gök altında, uzakta, Suları usul usul yaran kürekçilerin Gürültüsünden başka. Birden şu yer yüzünün bilmediği bir nefes Büyülenmiş sahilin yankısıyla inledi Sular kulak kesildi, o hayran olduğum ses Şu sözleri söyledi; ‘‘Zaman, dur artık geçme, bahtiyar saatler, siz Akmaz olunuz artık! En güzel günümüzün tadalım o süreksiz Hazlarını azıcık! Ne kadar talihsizler size yalvarır her gün, Hep onlar için akın; Günleriyle birlikte dertlerini götürün, Mesutları bırakın. Nafile isteyişim geçen saniyeleri; Akıp gidiyor zaman. Geceye: ‘‘Daha yavaş! ’’ deyişim boş; tan yeri Ağaracak birazdan.

Sevişmek! Hep sevişmek! akıp giden saatin Kadrini bilmeliyiz! İnsan için liman yok, sahil yok zaman için, O geçer, biz göçeriz! ..’’ Kıskanç zaman, kabil mi sevginin kucak kucak Bize zevki sunduğu sarhoş edici anlar, Kabil mi uzaklara uçup gitsin çabucak Matem günleri kadar?

Nasıl olur kalmasın bir iz avucumuzda? Nasıl yok olur her şey büsbütün silinerek? Demek vefasız zaman o demleri bir daha Geri getirmeyecek? Loş uçurumlar: mazi, boşluklar, sonrasızlık, Acaba neylersiniz yuttuğunuz günleri? Alıp götürdüğünüz derin hazları artık Vermez misiniz geri?

Ey göl! dilsiz kayalar! mağaralar! kuytu orman! Siz ki zaman esirger, tazeler havasını, Ne olur, ey tabiat o günlerin saklasan Bari hatırasını! Sakin demlerde olsun, deli rüzgarda olsun, Güzel göl, etrafını süsleyen oyalarda, O kapkara çamlarda, sularına upuzun Dökülen kayalarda! İster meltemlerinde, bir ürperişle esen Seslerde, ister uzak ister yakında olsun, Yahut gümüş pullarla sular üstünde yüzen Ay ışığın olsun!

Kuduran fırtınalar, sazlar bize dert yanan, Meltemini dolduran kokular, hep beraber, Ne varsa işitilen, görülen ve koklanan, Desin ki: ‘‘Seviştiler!

/ ALPHONSE DE LAMARTİNE

*

Fransız şair, Romantizmin başlatıcılarından (İviScou, 1790 – Paris, 1869).

Fransız yazar, şair ve politikacı. Graziella, Göl, Şairane Düşünceler gibi kitapları romantik edebiyatın en ünlü yapıtları arasına girmiş bir edebiyatçıdır. Kralcı Lamartine Napolyon nedeniyle zaman zaman uzak kalsa da Fransız siyasetinde önemli roller üstlenmiş, cumhurbaşkanlığına da aday olmuştur.

Osmanlı Ansiklopedisi adlı çalışmasıyla ve İstanbul sempatisiyle de bilinen şair, İstanbul'a birkaç kez gelip gitmiş, bir ara padişahtan yerleşmek için bir çiftlik almayı başarmış, ne var ki bu projesini gerçekleştirememiştir.

12 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

SES

DENEMELER

Adam Olmak

1/2